Miras avukatı, mirasın paylaşımından doğan davalarda ve veraset işlemlerinde mirasçıları temsil eden, miras hukuku alanında yoğunlaşmış avukattır. Oznur & Partners, İstanbul merkezli çalışır ve Türkiye’de yaşayan mirasçıların yanı sıra yurt dışındaki mirasçıların Türkiye’deki tereke üzerindeki haklarını uzaktan takip eder.

Miras dosyaları, hukuki karmaşıklığıyla değil, geciktirilmiş olmalarıyla zorlaşır. Tapuda yıllar önce yapılmış bir devir, konuşulmamış bir vasiyet, ödenmemiş bir borç. Bunların hiçbiri yapıldığı gün sorun çıkarmaz; ölüm anında hepsi birden yüzeye çıkar. Bir miras avukatının işi çoğu zaman yeni bir uyuşmazlık çözmek değil, yıllar önce donmuş bir durumu çözünür hale getirmektir.

Bu sayfa, bir miras avukatının fiilen ne yaptığını, ücretin hangi kurallara göre belirlendiğini, hangi davanın ne kadar sürdüğünü ve avukatsız hareket etmenin hangi noktada geri dönülmez sonuç doğurduğunu anlatır. Miras hukukunun kendisi, yani kimin ne kadar aldığı ve hangi davanın hangi şartlarda açıldığı, miras hukuku sayfamızda ayrıntılı olarak ele alınmıştır.

⚖️ Miras Avukatı Ne Yapar?

Miras avukatı iki ayrı iş yapar ve bunlar birbirine benzemez. Birincisi çekişmesiz işlerdir: mirasçılık belgesinin alınması, vasiyetnamenin açılması, tereke tespiti, mirasın reddi beyanı, veraset ve intikal beyannamesi süreci, tapu ve banka intikalleri. Burada karşı taraf yoktur, mahkeme yalnızca tespit yapar.

İkincisi çekişmeli davalardır: ortaklığın giderilmesi, tenkis, muris muvazaası nedeniyle tapu iptali ve tescil, vasiyetnamenin iptali, mirasçılık belgesinin iptali, miras sebebiyle istihkak. Burada karşı taraf çoğu zaman kardeştir ve dosya yıllarca sürer.

Bir miras avukatının en kritik kararı hangi davayı açacağı değil, dava açıp açmayacağıdır. Ortaklığın giderilmesi davası kimsenin lehine sonuçlanmaz; taşınmaz açık artırmada serbest piyasa değerinin altına satılır ve bedel mirasçılara paylaştırılır. Aynı sonuç, mirasçılar arasında yapılacak bir paylaşma sözleşmesiyle çok daha yüksek bir değerde elde edilebilir. İyi bir miras dosyasında ilk hedef, davayı gereksiz kılmaktır.

Üçüncü iş, çoğu zaman hiç konuşulmaz: mirasçıyı kendi refleksinden korumak. Cenazenin ardından gelen haftalarda mirasçılar terekedeki malları kullanmaya devam eder. Babanın aracı kullanılır, evinden eşya alınır, hesabından cenaze masrafı çekilir. Bunların hiçbiri kötü niyetli değildir. Ancak ret süresi içinde terekedeki bir malı kullanan, satan veya kendisine mal eden mirasçı, mirası kayıtsız şartsız kabul etmiş sayılır ve artık reddedemez. Terekenin borca batık olduğu sonradan anlaşıldığında, o kişi borçların tamamından kendi malvarlığıyla sorumludur.

Bu yüzden bir miras avukatının ilk verdiği tavsiye çoğu zaman bir dava değil, bir “durun” cümlesidir. Terekenin borç durumu netleşene kadar hiçbir mala dokunulmaması, hiçbir hesabın hareket görmemesi gerekir. Bu tek cümle, birçok dosyada davadan daha değerlidir.

İkinci kritik iş, sürelerin korunmasıdır. Mirasın reddinde üç ay, tenkiste bir yıl, vasiyetnamenin iptalinde bir yıl. Bu süreler hak düşürücüdür, hakim tarafından resen dikkate alınır ve hiçbir mazeretle uzatılmaz. Miras dosyalarında en pahalı hatalar mahkeme salonunda değil, cenazenin ertesi haftasında yapılır.

⚖️ Miras Davası Avukatlık Ücreti Nasıl Belirlenir?

Miras davalarında avukatlık ücreti serbestçe belirlenemez. Türkiye Barolar Birliği tarafından her yıl yayımlanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi bağlayıcıdır; tarifede öngörülen tutarın altında ücret kararlaştırılamaz. Bu, avukatın değil, kanunun koyduğu bir sınırdır.

Tarife iki ücret tipi tanır ve hangisinin uygulanacağı davanın niteliğine bağlıdır:

  • Maktu ücret: konusu para veya para ile ölçülebilen bir değer olmayan işlerde uygulanır. Mirasçılık belgesinin alınması, mirasın reddi beyanı, vasiyetnamenin açılması gibi çekişmesiz işler bu gruba girer.
  • Nispi ücret: konusu belirli bir değer taşıyan davalarda, dava değeri üzerinden tarifede gösterilen oranlar uygulanarak hesaplanır. Ortaklığın giderilmesi, tenkis ve tapu iptali davaları bu gruptadır.

Bu yüzden “miras davası avukat ücreti ne kadar” sorusunun tek bir cevabı yoktur ve olamaz. Aynı iki mirasçı, aynı akrabalık ilişkisi, aynı mahkeme; ancak tereke bir dairenin yarısından ibaretse başka, üç taşınmaz ve bir şirket payından oluşuyorsa başka bir tablo çıkar.

Ücreti belirleyen değişkenler şunlardır:

  • Davanın türü ve maktu mu nispi mi ücrete tabi olduğu
  • Dava değeri, yani terekenin veya dava konusu payın değeri
  • Taşınmaz sayısı ve bunların farklı yargı çevrelerinde bulunup bulunmadığı
  • Mirasçı sayısı ve tebligat yapılması gereken taraf sayısı
  • Yurt dışı unsuru bulunup bulunmadığı, apostil ve tercüme gerekliliği
  • Dosyanın uzlaşmayla mı, yargılamayla mı kapanacağı
  • Muvazaa iddiası varsa, incelenmesi gereken tapu geçmişinin uzunluğu

Karşı Taraf Vekalet Ücreti Nedir?

Bu, en çok yanlış anlaşılan kalemdir. Dava sonunda mahkeme, kazanan tarafın avukatı lehine, kaybeden taraftan tahsil edilmek üzere bir vekalet ücretine hükmeder. Buna karşı taraf vekalet ücreti denir ve müvekkilin kendi avukatına ödediği ücretten tamamen ayrıdır.

Yani dava kazanıldığında müvekkil, kendi avukatına ödediği ücreti karşı taraftan geri almaz. Mahkemenin hükmettiği ücret, müvekkile değil avukata aittir ve aksi kararlaştırılmadıkça avukatın hakkıdır. Aynı şekilde dava kaybedildiğinde, kaybeden taraf karşı tarafın avukatına da ücret öder. Bu ikinci yük, birçok mirasçının davaya girerken hesaba katmadığı bir risktir.

Yargılama Giderleri Ayrıdır

Vekalet ücreti, davanın maliyeti değildir. Buna ek olarak başvurma harcı, peşin harç, tebligat, bilirkişi ve keşif giderleri, tapu ve banka müzekkere masrafları, ortaklığın giderilmesinde satış memurluğu masrafları doğar. Ortaklığın giderilmesi ve muvazaa dosyalarında bilirkişi ve keşif kalemi, tek başına önemli bir tutara ulaşabilir çünkü taşınmazın değeri yerinde tespit edilir.

Avukatlık Kanunu uyarınca, dava konusu para dışındaki mal ve haklardan bir kısmının aynen avukata devri kararlaştırılabilir; ancak bu şekilde kararlaştırılacak ücret, dava konusu değerin belirli bir oranını aşamaz. Yüzdelik ücret sözleşmelerinin sınırı kanunla çizilmiştir ve bu sınırı aşan sözleşmeler geçersizdir.

Bürolarımız ücret bilgisini, dosyanın belgeleri incelendikten sonra yazılı ücret sözleşmesiyle netleştirir. İlk görüşmede tereke tablosu çıkarılmadan verilecek her rakam tahminden ibarettir ve müvekkil için bağlayıcı bir bilgi değildir.

Ücret sorusunun arkasında aslında başka bir soru durur: bu dava açmaya değer mi? Bunun cevabı ücrete değil, üç değişkene bağlıdır. Birincisi, kazanılması halinde elde edilecek payın değeri. İkincisi, kaybedilmesi halinde doğacak toplam yük, yani kendi vekalet ücreti ile karşı taraf vekalet ücretinin ve yargılama giderlerinin toplamı. Üçüncüsü, davanın kazanılma ihtimali, ki bu ancak tapu geçmişi ve banka kayıtları incelendikten sonra değerlendirilebilir.

Ortaklığın giderilmesi davasında ise hesap tersine döner. Bu dava kazanılmaz, yalnızca ortaklığı bitirir. Taşınmaz açık artırmada, çoğu zaman serbest piyasa değerinin altında satılır ve masraflar satış bedelinden düşülür. Aynı taşınmaz, mirasçılar arasında yapılacak bir paylaşma sözleşmesiyle piyasa değerinden değerlendirilebilir. Yani bu davada gerçek maliyet, avukatlık ücreti değil, açık artırmada kaybedilen değerdir. Miras dosyalarında en pahalı seçenek çoğu zaman davadır.

Miras Avukatı

Dosyanızın hangi davaya girdiğini önce belirleyelim

Tapu geçmişi ve tereke tablosu çıkarılmadan hangi davanın açılacağı, ne kadar süreceği ve neye mal olacağı belli olmaz. İlk değerlendirme için ulaşabilirsiniz.

📞 +90 (533) 948 6065 💬 WhatsApp

⚖️ Veraset Avukatı ile Miras Avukatı Aynı Şey mi?

Hukuken aynıdır. Türk hukukunda “veraset avukatı” veya “miras avukatı” diye ayrı bir uzmanlık unvanı yoktur; avukatlık tek bir meslektir ve alan yoğunlaşması resmi bir sıfat doğurmaz. Ancak günlük dilde bu iki terim farklı işleri anlatır ve fark, arayan kişinin ihtiyacında yatar.

Veraset avukatı denildiğinde çoğunlukla işlem kastedilir: veraset ilamının çıkarılması, veraset ve intikal vergisi beyannamesinin verilmesi, tapu ve banka intikallerinin tamamlanması, araç devri. Ortada uyuşmazlık yoktur, mirasçılar anlaşmıştır, yapılması gereken bir prosedür vardır.

Miras avukatı denildiğinde çoğunlukla uyuşmazlık kastedilir: kardeş taşınmazdan çıkmıyordur, sağlığında bir devir yapılmıştır, vasiyetname saklı payı zedelemektedir, tereke borca batıktır.

Pratikte aynı avukat her ikisini de yapar. Ayrım önemlidir çünkü işlem sanılan bir dosya çoğu zaman uyuşmazlığa dönüşür. Veraset ilamı çıkarmak için gelen bir mirasçı, tapu kayıtları incelendiğinde miras bırakanın üç yıl önce bir taşınmazı devrettiğini öğrenir. O andan itibaren dosya artık bir intikal işi değil, bir muvazaa dosyasıdır. Bu yüzden veraset işlemlerine başlamadan önce tapu geçmişinin taranması standart uygulamamızdır.

Mirasın vergi boyutu, veraset ve intikal vergisi beyanname süreleri ve istisna tutarları ayrı bir alandır ve veraset vergisi ve miras planlaması sayfamızda ele alınmaktadır.

⚖️ Hangi Miras Davalarına Bakıyoruz

Miras hukukunun tüm dava türlerinde temsil sağlıyoruz. Başlıca dosya tiplerimiz şunlardır:

  • Ortaklığın giderilmesi (izale-i şuyu): mirasçılar arasında paylaşılamayan taşınmazlarda ortaklığın aynen taksim veya satış yoluyla sona erdirilmesi.
  • Muris muvazaası nedeniyle tapu iptali ve tescil: miras bırakanın sağlığında, görünürde satış göstererek yaptığı bedelsiz devirlerin geçersizliğinin tespiti.
  • Tenkis davası: saklı payı zedeleyen kazandırmaların, saklı payı tamamlayacak ölçüde indirilmesi.
  • Vasiyetnamenin iptali: ehliyetsizlik, irade sakatlığı, şekil eksikliği veya hukuka aykırılık sebebiyle.
  • Mirasın reddi ve hükmen reddin tespiti: borca batık terekelerde mirasçının kişisel malvarlığının korunması.
  • Mirasçılık belgesinin iptali: eksik veya hatalı düzenlenmiş veraset ilamlarına karşı.
  • Miras sebebiyle istihkak: terekeye ait malı elinde bulunduran üçüncü kişilere karşı.
  • Tereke tespiti ve terekenin resmi defterinin tutulması.
  • Paylaşma sözleşmesi ve miras payının devri: dava açılmadan yapılan çözümler.

Bunların yanında ölünceye kadar bakma sözleşmelerinin düzenlenmesi ve iptali, mirastan feragat sözleşmeleri, vasiyetname düzenlenmesi ve miras planlaması danışmanlığı verilmektedir.

Bu listenin sırası tesadüfi değildir. Aynı olayda birden fazla dava açılabilir ve hangisinin açılacağı, olayın hukuki nitelendirmesine bağlıdır. Miras bırakan sağlığında bir taşınmazı çocuklarından birine devretmişse, üç ihtimal vardır ve her biri farklı bir davaya götürür.

Devir görünürde satış, gerçekte bedelsiz bir bağış ise ortada muvazaa vardır ve tapu iptali ile tescil davası açılır. Bu davayı tüm mirasçılar açabilir, süre sınırı yoktur ve kazanılması halinde taşınmaz tümüyle terekeye döner. Devir gerçek bir bağış olarak yapılmışsa muvazaa yoktur; saklı payı zedelediği ölçüde tenkis gündeme gelir ve bu davayı yalnızca saklı pay sahibi mirasçılar, bir yıllık süre içinde açabilir. Devir gerçekten bedelli bir satışsa ve bedel fiilen ödenmişse, ne muvazaa ne tenkis söz konusudur; ortada geçerli bir satış vardır.

Üç ihtimal arasındaki fark, tapu senedinde görünmez. Fark, banka kayıtlarında, devralanın o tarihteki gelirinde, taşınmazın devirden sonra kim tarafından kullanıldığında ve satış bedeliyle rayiç değer arasındaki oransızlıkta görünür. Yanlış nitelendirme, mirasçının hem davayı hem süreyi kaybetmesine yol açar. Bu yüzden muvazaa ve tenkis, aynı dosyada terditli olarak, yani biri kabul edilmezse diğeri incelensin talebiyle birlikte ileri sürülür.

⚖️ Miras Davası Ne Kadar Sürer?

Süre, dava türüne ve dosyadaki taşınmaz sayısına göre değişir; ancak miras davaları Türkiye’deki en uzun süren hukuk davaları arasındadır. Bunun sebebi hukuki tartışmanın karmaşıklığı değil, keşif ve bilirkişi trafiğidir.

Çekişmesiz işler kısa sürer. Mirasçılık belgesi, mirasın reddi beyanı ve vasiyetnamenin açılması çoğu zaman haftalar içinde tamamlanır. Tereke tespiti, kurumlardan gelen cevap yazılarının hızına bağlıdır.

Çekişmeli davalar uzar. Ortaklığın giderilmesinde taşınmazın aynen bölünüp bölünemeyeceği keşifle tespit edilir, değer bilirkişi raporuyla belirlenir, itirazlar üzerine yeni rapor alınır, karar sonrası satış aşaması ayrı bir süreçtir. Muris muvazaası dosyalarında tanık dinlenir, banka kayıtları celbedilir, emsal satış araştırması yapılır ve devir tarihindeki rayiç değer için bilirkişi incelemesi gerekir.

Süreyi uzatan üç faktör vardır ve üçü de dosyanın başında yönetilebilir: eksik taraf teşkili nedeniyle davanın yeniden tebliğe çıkarılması, yurt dışındaki mirasçılara tebligatın uluslararası kanaldan yapılması ve bekletici mesele. Muvazaa ve tenkis dosyaları sonuçlanmadan ortaklığın giderilmesi davası ilerleyemez, çünkü terekenin sınırı kesinleşmemiştir. Yanlış sırayla açılan davalar yıllarca durur.

Bu yüzden dava sırası, dava seçiminden daha belirleyicidir. Muvazaa ile tenkis aynı dosyada terditli olarak ileri sürülebilir; ortaklığın giderilmesi ise genellikle en sona bırakılır.

Süre beklentisini bozan bir başka etken, karar sonrası aşamadır. Ortaklığın giderilmesi davasında mahkemenin satış kararı vermesi dosyanın sonu değildir. Karar kesinleştikten sonra satış memurluğu aşaması başlar: kıymet takdiri yapılır, ilan yayımlanır, açık artırma günü belirlenir, ilk artırmada değerinin belirli bir oranının altında teklif gelmezse ikinci artırmaya gidilir. Bu aşama tek başına dosyanın yargılama süresine yakın bir zaman alabilir. Mirasçılar davanın kazanıldığı gün paranın hesaba geçeceğini sanır; oysa yolun yarısındadırlar.

Muris muvazaası dosyalarında ise zaman, taraflardan birinin lehine çalışır. Muvazaa davasında hak düşürücü süre yoktur, ancak delil kaybolur. Tanıklar ölür, banka kayıtları saklama süresini doldurur, emsal satış verileri erişilemez hale gelir. Daha ağırı, devralan taraf taşınmazı üçüncü bir kişiye satarsa ve alıcı tapu kaydına güvenerek iyiniyetle edinmişse, onun kazanımı korunur ve mirasçıların elinde yalnızca tazminat talebi kalır. Sürenin olmaması bir güvence gibi görünür; taşınmazın el değiştirme ihtimali o güvenceyi her yıl aşındırır.

⚖️ Avukatsız Miras Davası Açılabilir mi?

Evet, açılabilir. Türk hukukunda hukuk davalarında avukatla temsil zorunlu değildir; taraflar davalarını kendileri takip edebilir. Mirasçılık belgesi almak, mirasın reddi beyanında bulunmak ve hatta ortaklığın giderilmesi davası açmak avukatsız mümkündür.

Bu cevabı vermek sayfamızı zayıflatmaz. Asıl soru, avukatsızlığın hangi noktada geri dönülmez sonuç doğurduğudur ve bunun net bir cevabı vardır.

Çekişmesiz işlerde avukatsızlığın maliyeti düşüktür. Yanlış yapılan bir başvuru yenilenebilir, eksik belge tamamlanabilir.

Çekişmeli davalarda ise üç noktada hata geri alınamaz:

  • Hak düşürücü sürelerin kaçırılması. Mirasın reddinde üç ay, tenkiste bir yıl. Süre geçtiğinde dava reddedilir ve bir daha açılamaz. Mazeret kabul edilmez.
  • Yanlış hukuki nitelendirme. Muvazaa yerine tenkis, tenkis yerine muvazaa açan mirasçı davayı kaybeder. Aynı olay için iki dava, farklı davacı çevresine, farklı süreye ve farklı sonuca tabidir.
  • Kayıtsız şartsız kabul sayılan davranışlar. Ret süresi içinde terekedeki bir malı kullanan, satan veya kendisine mal eden mirasçı mirası kabul etmiş sayılır ve artık reddedemez. Babasının aracını kullanmaya devam eden mirasçı, farkında olmadan borçların tamamını üstlenir.

Ortaklığın giderilmesi davasında ise ayrı bir tuzak vardır: dava tüm mirasçılara yöneltilmek zorundadır. Eksik taraf teşkili, davanın usulden reddine yol açar ve harç yeniden ödenir. Mirasçı sayısının fazla olduğu ve bir kısmının yurt dışında bulunduğu dosyalarda bu hata sık yapılır.

⚖️ Yurt Dışındaki Mirasçılar İçin Uzaktan Vekalet

Yurt dışında yaşayan mirasçılar, Türkiye’ye gelmeden tüm miras sürecini yürütebilir. Gereken tek şey, bulunulan ülkedeki Türk konsolosluğunda düzenlenmiş bir vekaletnamedir. Konsolosluk vekaletnamesi doğrudan Türkçe düzenlendiği için apostil ve tercüme gerektirmez ve yabancı noterden alınan vekaletnameden çok daha hızlı sonuç verir.

Vekaletname düzenlendikten sonra mirasçılık belgesinin alınması, tereke tespiti, mirasın reddi beyanı ve tüm çekişmeli davalar vekil tarafından takip edilir. Mirasçının duruşmaya katılması ancak istisnai hallerde gerekir.

Yurt dışındaki mirasçıyı yolun başında durduran bir kural vardır. Mirasçılık belgesi talebinde yabancılık unsuru bulunuyorsa, örneğin mirasçılardan biri yabancı uyruklu ise, noter bu belgeyi düzenleyemez; belge yalnızca sulh hukuk mahkemesinden alınır. Notere giden mirasçıların büyük bölümü bu adımda geri döner.

Asıl risk hukuki değil, zamansaldır. Ölüm haberinin gecikmesi, belgelerin tasdik zincirinde beklemesi ve tercüme süreleri, üç aylık ret süresini ve bir yıllık tenkis süresini sessizce tüketir. Bu süreler, mirasçının Türkiye’de bulunup bulunmamasına göre uzamaz.

Almanya, Hollanda, Fransa, Avusturya ve Birleşik Krallık’ta yerleşik mirasçılarla düzenli olarak çalışıyoruz. Yabancı uyruklu mirasçılar için sürecin İngilizce anlatımı Turkish inheritance lawyer sayfamızda yer almaktadır.

⚖️ Dosyayı Nasıl Ele Alıyoruz

Miras dosyasının ilk günü mahkemede değil, kayıtlarda geçer. Tapu müdürlüğü kayıtları, taşınmazın tüm devir geçmişi, harca esas bedeller, banka hesap hareketleri, varsa şirket payları ve vergi kayıtları taranır. Amaç hangi davanın açılacağını bulmak değil, hangi davanın açılmayacağını elemektir.

Bu tarama üç çıktı üretir:

  • Tereke tablosu: aktif ve pasif kalemlerin ölüm tarihindeki fotoğrafı. Terekenin borca batık olup olmadığı buradan görülür ve mirasın reddi kararı buna göre verilir.
  • Devir haritası: miras bırakanın son on ila yirmi yıl içinde yaptığı tüm taşınmaz devirleri, tarihleri, bedelleri ve karşı taraflarıyla. Muvazaa iddiasının dayanağı buradan çıkar.
  • Süre takvimi: hangi hakkın hangi tarihte düşeceğini gösteren zaman çizelgesi.

Ancak bu üç çıktı elde edildikten sonra strateji kurulur. Bazen doğru cevap hiçbir dava olmaz ve dosya bir paylaşma sözleşmesiyle kapanır. Miras dosyalarında en iyi sonuç, çoğu zaman hiç açılmamış bir davadır.

Paylaşma sözleşmesi, tüm mirasçıların katılımıyla yazılı olarak yapılır ve taşınmazların kime düşeceğini, sağlığında yapılmış kazandırmaların denkleştirilmesini ve varsa nakit denkleştirmeyi belirler. Bu sözleşme, mahkeme kararının verebileceğinden çok daha esnek sonuçlar üretir. Bir taşınmaz bir mirasçıya bütün olarak bırakılabilir, karşılığında diğerine nakit ödenebilir, açık artırmadaki değer kaybı hiç doğmaz ve dosya aylar yerine haftalar içinde kapanır.

Paylaşma sözleşmesinin kurulabilmesi için mirasçıların anlaşması yeterli değildir; herkesin ne kadar hak ettiğini bilmesi gerekir. Bu yüzden tereke tablosu ve devir haritası, dava dosyaları kadar uzlaşma dosyalarında da zorunludur. Mirasçılar çoğu zaman anlaşmak istemediği için değil, kimin ne kadar hak ettiğini bilmediği için mahkemeye gider.

Yurt dışındaki müvekkiller için dosya gelişmeleri düzenli olarak yazılı raporlanır, toplantılar video konferansla yapılır ve zaman farkı gözetilerek planlanır.

⚖️ Miras Avukatı Seçerken Nelere Dikkat Edilmeli

Türkiye’de avukatlıkta resmi bir uzmanlık sertifikası sistemi bulunmadığı için, “uzman miras avukatı” ifadesi hukuken bir anlam taşımaz. Değerlendirilmesi gereken şey unvan değil, dosyanın nasıl ele alındığıdır.

İlk görüşmede sorulması gereken sorular şunlardır:

  • Dava açılmadan önce tapu geçmişi taranacak mı, hangi yıllara kadar geriye gidilecek?
  • Hangi süreler işliyor ve bunların son tarihleri nedir?
  • Aynı olayda muvazaa mı tenkis mi açılacak, ikisi birlikte terditli olarak ileri sürülecek mi?
  • Ortaklığın giderilmesi hangi aşamada açılacak, bekletici mesele riski var mı?
  • Ücret sözleşmesi yazılı olarak yapılacak mı, hangi kalemler dahil ve hangileri hariç?
  • Yargılama giderleri ve karşı taraf vekalet ücreti riski nasıl hesaplanıyor?

İlk görüşmede kesin bir ücret rakamı veren, tapu geçmişini incelemeden hangi davanın açılacağını söyleyen veya davanın süresi konusunda garanti veren yaklaşımlara temkinli yaklaşılmalıdır. Miras dosyasında hiçbir şey, tereke tablosu çıkarılmadan bilinemez.

Avukatın baro levhasına kayıtlı olup olmadığı, ilgili baronun levha sorgulama sistemi üzerinden doğrulanabilir.

❓ Miras Avukatı Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

✅ Miras davası avukat ücreti ne kadar?

Miras davası avukatlık ücreti için tek bir rakam verilemez, çünkü ücret dava türüne ve dava değerine göre değişir. Türkiye Barolar Birliği’nin yayımladığı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi bağlayıcıdır ve tarifenin altında ücret kararlaştırılamaz. Çekişmesiz işlerde maktu, dava değeri belirli olan davalarda nispi ücret uygulanır. Kesin ücret, tereke tablosu çıkarıldıktan sonra yazılı ücret sözleşmesiyle belirlenir.

✅ Miras işlerine hangi avukat bakar?

Türkiye’de avukatlıkta resmi uzmanlık sistemi bulunmadığından, miras işlerine her avukat bakabilir. Uygulamada bu dosyalar, miras hukuku alanında yoğunlaşmış ve tapu geçmişi incelemesi ile bilirkişi süreçlerine hakim avukatlar tarafından yürütülür. Belirleyici olan unvan değil, dosyanın ele alınma yöntemidir.

✅ Miras davasında karşı taraf vekalet ücreti nedir?

Karşı taraf vekalet ücreti, dava sonunda mahkemenin kazanan tarafın avukatı lehine, kaybeden taraftan tahsil edilmek üzere hükmettiği ücrettir. Bu ücret müvekkile değil avukata aittir ve müvekkilin kendi avukatına ödediği ücretten ayrıdır. Dava kaybedildiğinde ise kaybeden taraf, karşı tarafın avukatına da bu ücreti öder.

✅ Mal paylaşımında avukatlık ücreti nasıl hesaplanır?

Ortaklığın giderilmesi gibi konusu para ile ölçülebilen davalarda avukatlık ücreti nispi olarak, yani dava değeri üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nde gösterilen oranlar uygulanarak hesaplanır. Dava değeri, dava konusu taşınmazın veya payın değeridir. Vekalet ücretine ek olarak harçlar, bilirkişi, keşif ve satış masrafları ayrıca doğar.

✅ Veraset avukatı ile miras avukatı arasında fark var mıdır?

Hukuken fark yoktur; her ikisi de miras hukuku alanında çalışan avukatı ifade eder ve Türk hukukunda bu adla ayrı bir unvan bulunmaz. Günlük kullanımda veraset avukatı daha çok veraset ilamı, intikal ve tapu devri gibi işlemleri, miras avukatı ise ortaklığın giderilmesi, muvazaa ve tenkis gibi davaları çağrıştırır. Aynı avukat her ikisini de yürütür.

✅ Avukatsız miras davası açılabilir mi?

Evet, Türk hukukunda hukuk davalarında avukatla temsil zorunlu değildir ve mirasçılar davalarını kendileri takip edebilir. Ancak hak düşürücü sürelerin kaçırılması, yanlış hukuki nitelendirme ve mirasın kayıtsız şartsız kabulü sayılan davranışlar geri dönülmez sonuçlar doğurur. Çekişmeli miras davalarında bu risk yüksektir.

✅ Miras davası ne kadar sürer?

Mirasçılık belgesi, mirasın reddi ve vasiyetnamenin açılması gibi çekişmesiz işler kısa sürede tamamlanır. Ortaklığın giderilmesi, muris muvazaası ve tenkis gibi çekişmeli davalar keşif, bilirkişi incelemesi ve tanık dinlenmesi gerektirdiği için uzar. Süreyi belirleyen başlıca etkenler taşınmaz sayısı, mirasçı sayısı, yurt dışı tebligat ve bekletici mesele durumudur.

✅ Miras davası hangi mahkemede açılır?

Miras davalarında yetkili mahkeme kural olarak miras bırakanın son yerleşim yeri mahkemesidir. Görevli mahkeme dava türüne göre değişir: mirasçılık belgesi, mirasın reddi, vasiyetnamenin açılması ve ortaklığın giderilmesi sulh hukuk mahkemesinde; tenkis, muris muvazaası ve vasiyetnamenin iptali asliye hukuk mahkemesinde görülür.

✅ Yurt dışında yaşayan mirasçı avukat tutmak için Türkiye’ye gelmek zorunda mıdır?

Hayır. Bulunulan ülkedeki Türk konsolosluğunda düzenlenecek bir vekaletname ile tüm süreç Türkiye’ye gelinmeden yürütülebilir. Konsolosluk vekaletnamesi Türkçe düzenlendiği için apostil ve tercüme gerektirmez. Mirasçının duruşmaya katılması ancak istisnai hallerde gerekir.

✅ Miras avukatı ile çalışmak için hangi belgeler gerekir?

Başlangıç için miras bırakanın ölüm belgesi, nüfus kayıt örneği ve varsa mirasçılık belgesi yeterlidir. Dosya açıldıktan sonra tapu kayıtları, banka bilgileri ve varsa vasiyetname avukat tarafından ilgili kurumlardan temin edilir. Yurt dışındaki mirasçılar için ayrıca konsolosluk vekaletnamesi gerekir.

✅ Mirasçılardan biri avukat tutarsa diğerleri de tutmak zorunda mıdır?

Hayır, her mirasçı kendi temsilini bağımsız olarak belirler. Menfaatleri çatışmayan mirasçılar aynı avukatla temsil edilebilir; ancak menfaat çatışması bulunan mirasçıların aynı avukatla temsil edilmesi mümkün değildir. Ortaklığın giderilmesi davasında tüm mirasçıların taraf olması zorunludur, avukatla temsil edilmeleri ise zorunlu değildir.

✅ Miras avukatı seçerken nelere dikkat edilmelidir?

Tapu geçmişinin taranıp taranmayacağı, hangi hak düşürücü sürelerin işlediği, hangi davanın hangi sırayla açılacağı ve ücret sözleşmesinin yazılı yapılıp yapılmayacağı ilk görüşmede sorulmalıdır. Tereke tablosu çıkarılmadan kesin ücret rakamı veren veya dava süresi konusunda garanti veren yaklaşımlara temkinli yaklaşılmalıdır. Avukatın baro levhasına kaydı, ilgili baronun sorgulama sistemi üzerinden doğrulanabilir.

⚖️ İlgili Hukuki Kaynaklar

🔹 Miras Hukuku

Miras Hukuku: Zümre sistemi, yasal miras payları, saklı pay ve tenkis, muris muvazaası ve mirasın reddi konularının ayrıntılı anlatımı.

Veraset Vergisi ve Miras Planlaması: Veraset ve intikal vergisi beyanname süreleri, istisna tutarları ve nesiller arası servet aktarımı araçları.

🔹 Mirasla Kesişen Alanlar

Aile Hukuku: Sağ kalan eşin miras payından önce alacağı katılma alacağı ve mal rejiminin tasfiyesi.

Tapu İşlemleri ve Gayrimenkul Sözleşmeleri: Muvazaa dosyalarında incelenen tapu devir geçmişi ve resmi şekil şartı.

İcra ve İflas Hukuku: Terekenin borca batık olduğunun tespiti ve mirasçıya yöneltilen icra takipleri.

🔹 Yabancı Mirasçılar

Turkish Inheritance Lawyer: Türkiye’de tereke üzerinde hak sahibi olan yabancı uyruklu mirasçılar için sürecin İngilizce anlatımı.

Miras Avukatı ile Görüşme

Mirasın reddi süresi işliyor olabilir, sağlığında yapılmış bir devir muvazaalı olabilir veya saklı payınız zedelenmiş olabilir. Hangisinin geçerli olduğu ancak tapu geçmişi ve tereke tablosu incelendikten sonra anlaşılır. İstanbul’daki miras hukuku ekibimiz ilk görüşme için müsaittir.

📞 +90 (533) 948 6065

💬 WhatsApp üzerinden iletişim

✉️ info@oznurpartners.com

⚖️ Sonuç

Miras dosyalarında tartışılan olay, dosyanın açıldığı tarihten yıllar öncesine aittir. Hukuk o olayı bugün değerlendirir, ama delili bugüne kim taşıdıysa dosya onun lehine kapanır. Tapu geçmişini, banka kayıtlarını ve tanık beyanlarını erken toplamak, sonradan bulunacak hiçbir hukuki argümanın telafi edemeyeceği bir avantaj yaratır.

Bir miras avukatının katkısı, davayı kazanmaktan önce hangi davanın açılmayacağını belirlemektir. Ve çoğu dosyada en iyi sonuç, açılmamış bir davanın yerine konulmuş bir paylaşma sözleşmesidir.