⚖️ Türkiye’de Yatırım ve Vatandaşlık Hukuku Tek Çatı Altında Nasıl Yönetilir
Yabancı yatırım ve vatandaşlık hukuku, yabancı gerçek ve tüzel kişilerin Türkiye’de yatırım yapmasını, ikamet etmesini ve istisnai yoldan Türk vatandaşlığı kazanmasını düzenleyen kesişme noktasındaki hukuk dalıdır.
Yabancı yatırımcı için Türkiye iki ayrı süreç gibi görünür: bir tarafta yatırımın yapılandırılması, diğer tarafta vatandaşlık başvurusu. Oysa 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu’nun 12. maddesi ve uygulama yönetmeliğinin 20. maddesi, vatandaşlık hakkını doğrudan yatırımın yapısına bağlamıştır. Yani vatandaşlık başvurusu sürecin sonu değildir; yatırımın hangi araçla, hangi tutarda ve hangi süreyle yapıldığı kararıyla başlar. Yatırımı planlamadan vatandaşlığı planlamak, ikinci aşamada geri dönüşü mümkün olmayan eksiklere kapı açar.
Bu konumlanma sayfanın da varlık nedenidir. Yabancı yatırımcının “önce yatırım, sonra vatandaşlık” diye düşündüğü süreç, hukuki olarak ters yönde işler: vatandaşlık çerçevesi hangi yatırımın geçerli sayılacağını, hangi tutarın hangi kuruma bildirileceğini ve hangi sürelerin hangi haklarla kilitleneceğini önceden belirler. Hızlı yatırım kararı, yavaş hukuki yapılandırmanın gölgesinde alınır; çünkü tapu, banka transferi veya şirket kuruluşu hızlı tamamlanır ama o işlemin Madde 20 kapsamında “uygunluk belgesi” alacak nitelikte olması ancak önceden kurulmuş hukuki çerçeveyle mümkündür.
Süreç sıralaması burada ikinci bir gerilim doğurur. Yabancı yatırımcı için uygunluk belgesi başvuru zincirinin başı değil, ortasıdır; Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü, Sermaye Piyasası Kurulu, BDDK, Hazine ve Maliye Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı veya Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu tarafından düzenlenen bu belge, ancak yatırımın doğru şekilde yapılmış olması halinde verilir, ardından kısa dönem ikamet izni alınır ve son olarak Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü’ne başvuru yapılır. Belgenin alınamadığı her durumda yatırım hukuken geçerli olabilir, ancak vatandaşlık yolunu açmaz. Bu nedenle yapılandırma kararı her zaman başvuru kararından önce verilir.
Bu çerçeve içinde Oznur & Partners, yabancı yatırımcının Türkiye’deki hukuki yolculuğunu tek bir karar mimarisinden yönetir. Yatırım yapılandırması, ikamet izni, vatandaşlık başvurusu ve yatırım sonrası uyum yükümlülüklerini ayrı ayrı süreçler olarak değil, birbirini kuran bir bütün olarak ele alır; her aşamadaki karar bir sonraki aşamadaki sonucu doğrudan belirlediği için sürecin tek elden yönetilmesi yatırımcı açısından hem hukuki güvence hem stratejik kazanç sağlar.
⚖️ Türkiye Yabancı Yatırımcı İçin Neden Hukuki Olarak Cazip Bir Coğrafyadır
Türkiye, yabancı yatırımcıya hem yatırım yapma serbestisi hem yatırım yoluyla vatandaşlık imkânı sunan, bu ikisini tek bir yasal çerçevede birleştiren ülkeler arasındadır. 4875 sayılı Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanunu yabancı yatırımcıya Türk yatırımcıyla eşit muamele ilkesini güvence altına alır; yatırımın millileştirilemeyeceği, kâr ve sermayenin serbestçe transfer edilebileceği ve yabancı yatırımcının taşınmaz edinme hakkına sahip olduğu yasal olarak tanınmıştır.
Bu yasal çerçevenin üzerine vatandaşlık katmanı eklendiğinde Türkiye, OECD ülkeleri arasında yatırım yoluyla vatandaşlık eşiği en düşük ülkelerden biri olarak konumlanır. 400.000 USD’lik taşınmaz yatırımı veya 500.000 USD’lik diğer yatırım araçları, üç yıllık tutma şartıyla birlikte değerlendirildiğinde, karşılaştırılabilir Avrupa rejimleriyle aynı bantta yer almaz. Yatırımcı için cazip olan tutar değil, sürecin tahmin edilebilirliğidir: Madde 20 kapsamındaki yatırım türleri Resmi Gazete’de yayımlanmış yönetmelikle düzenlenmiş, takdir yetkisine bağlı bir şart eklenmemiştir.
Coğrafi konum yatırımın stratejik değerini ayrıca yükseltir. Türkiye, Avrupa Birliği ile Gümrük Birliği üyesidir, OECD üyesidir, çift taraflı yatırım koruma anlaşmaları (BIT) ve çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmaları yüzü aşkın ülkeyi kapsar. Yatırımcı bu anlaşmalar sayesinde hem yatırımının hukuki güvencesini ülkesinde tanınmış uluslararası tahkim mekanizmalarıyla pekiştirir, hem ticari faaliyetlerinden doğan gelirin çifte vergilendirilmesini önler. Yatırım kararı sadece Türkiye iç hukuku değil, aynı zamanda yatırımcının vatandaşı olduğu ülke ile Türkiye arasındaki ikili anlaşma çerçevesinde değerlendirilir.

⚖️ Genel Hukuki Danışmanlıkla Uzman Yatırım ve Vatandaşlık Hukukunun Farkı Nedir
Yabancı yatırım ve vatandaşlık hukuku, genel hukuki hizmetin bir alt başlığı değildir. Yatırım yapılandırma kararını veren avukat aynı anda vergi hukuku, gayrimenkul hukuku, şirketler hukuku, sermaye piyasası hukuku, idare hukuku ve uluslararası özel hukuk alanlarını birlikte değerlendirmek zorundadır. Bir alanda alınan karar diğer alandaki sonucu doğrudan etkiler.
Somut bir örnekle: yabancı yatırımcı 400.000 USD’lik taşınmaz yatırımıyla vatandaşlık başvurusu yapmak istiyorsa, taşınmazın kat mülkiyeti veya kat irtifakı kurulmuş olması zorunludur; çıplak arsa kabul edilmez. Bu detay 12 Aralık 2023 tarihli yönetmelik değişikliğiyle eklenmiştir ve değişiklikten sonra yapılan başvurularda uygunluk belgesi reddinin en sık nedenlerinden biridir. Genel hukuki danışmanlık satın alma sözleşmesini kurabilir, tapu işlemini tamamlayabilir; ancak satın alınan taşınmazın “vatandaşlığa uygun” olup olmadığını ancak Madde 20’nin son güncel halini takip eden bir uzman doğru değerlendirir.
Aynı yapısal ayrım sermaye yatırımlarında da geçerlidir. Şirket kuruluşu Türk Ticaret Kanunu kapsamında her avukatın aşina olduğu bir işlemdir; ancak 500.000 USD’lik sabit sermaye yatırımının vatandaşlığa esas alınabilmesi için Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın belirlediği kriterleri taşıması, kuruluş anında değil, kuruluşa giden adımlar tasarlanırken kararlaştırılır. Şirketin halka açık olmaması, yatırımcının ortaklık payına denk düşen meblağın şart koşulan eşiği karşılaması, doğrudan faaliyet alanı dışındaki gayrimenkul ve taşıtların hesap dışı tutulması gibi hususlar kuruluş sonrası geri dönüşü güç kararlardır.
Uzmanlık farkı sadece bilgi farkı değildir; karar sıralamasını yatırımcı yerine kurabilme yetkinliğidir. Yabancı yatırımcı genellikle Türkçe konuşmaz, Türk bürokrasisinin işleyişine yabancıdır ve yatırım kararını uzaktan vermek zorundadır. Bu üç koşul bir araya geldiğinde, sürecin avukat tarafından vekâlet ile uçtan uca yönetilmesi bir tercih değil, yapısal bir gerekliliktir.
⚖️ Yedi Yatırım Yolunun Karşılaştırmalı Görünümü
Yönetmelik’in 20. maddesinde tanımlanan yedi yatırım yolu, eşik tutarı ve tutma süresi açısından çoğu noktada birbirine yakındır; pratik fark likidite, yetkili kurum, operasyonel yük ve yatırımcının uzun vadeli kalış niyeti açısından ortaya çıkar. Aşağıdaki tablo yatırımcının kendi koşulları çerçevesinde hangi yolun yapısal olarak uygun olduğunu görsel olarak değerlendirebilmesi için hazırlanmıştır.
| Yatırım Yolu | Eşik Tutarı | Tutma Süresi | Yetkili Kurum | Operasyonel Yük | Likidite |
|---|---|---|---|---|---|
| Sabit sermaye yatırımı | 500.000 USD | 3 yıl | Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı | Yüksek | Düşük |
| Taşınmaz alımı | 400.000 USD | 3 yıl şerh | Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı | Orta | Düşük |
| İstihdam | 50 Türk vatandaşı | Süreklilik (6 ay kontrol) | Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı | Çok yüksek | Yok |
| Mevduat | 500.000 USD | 3 yıl | BDDK | Düşük | Orta |
| Devlet borçlanma araçları | 500.000 USD | 3 yıl | Hazine ve Maliye Bakanlığı | Düşük | Orta |
| GYF / GSYF katılma payı | 500.000 USD | 3 yıl | Sermaye Piyasası Kurulu | Düşük | Düşük |
| Bireysel emeklilik katkı payı | 500.000 USD | 3 yıl | Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu | Düşük | Düşük |
Tablodaki “operasyonel yük” sütunu, yatırımın yapıldıktan sonraki üç yıl boyunca yatırımcıdan beklenen aktif iş hacmini ifade eder. İstihdam yolunun operasyonel yükü en yüksektir; çünkü 50 Türk vatandaşı çalışanın altı aylık süreklilik şartı sürekli SGK uyumu, vergi borcu ve idari ceza takibi gerektirir. Sabit sermaye yolunda da yatırımcı şirketin günlük yönetimine doğrudan veya dolaylı olarak katılır. Mevduat, devlet borçlanma araçları, fon katılma payı ve bireysel emeklilik katkı payı yolları, üç yıl boyunca pasif tutma niteliğindedir; yatırımcının operasyonel müdahalesi en az olur.
“Likidite” sütunu ise üç yıllık süre dolmadan önce yatırımı paraya çevirme imkânını ifade eder. Taşınmaz, sabit sermaye ve istihdam yollarında yatırım üç yıl boyunca pratik olarak likidite dışıdır; mevduat ve devlet borçlanma araçlarında para bankada veya Hazine’de tutulur, üç yıllık taahhüt ihlal edildiğinde vatandaşlık iptaline yol açar ama yatırımcının fiziksel erişimi vardır. Fon katılma payları MKK nezdinde “Vatandaşlık Blokaj Alt Hesabı” üzerinden bloke edilir, ancak yatırımcı blokajı kendi iradesiyle kaldırarak vatandaşlık sürecini iptal etme hakkına sahiptir.
Yedi yol arasında “doğru” olan yoktur; her yatırımcı için “uygun” olan vardır. Likiditesi yüksek bir yatırımcı taşınmaz yerine fon katılma payını tercih edebilir; aktif iş yapma niyeti olan bir yatırımcı sabit sermaye yolundan operasyonel kazanç da sağlar; pasif yatırımcı için mevduat veya devlet borçlanma araçları yolu doğal seçimdir. Doğru seçim yatırımcının hukuki profili ile finansal profilinin birlikte değerlendirilmesi sonucunda yapılır.
⚖️ Yabancı Yatırımcının Sürece Girerken Karşılaştığı Yapısal Riskler
Yatırım yoluyla vatandaşlık sürecinde en sık karşılaşılan hukuki sorunlar, yatırım kararının kendisinden değil, kararın hangi sırayla ve hangi belgelere dayanılarak alındığından doğar. Aşağıdaki riskler hem doğrudan vatandaşlık reddine, hem yatırımın hukuki olarak korumasız kalmasına neden olabilir.
Yanlış araç seçimi
Madde 20 kapsamındaki yedi yatırım yolu (sabit sermaye, taşınmaz, istihdam, mevduat, devlet borçlanma araçları, yatırım fonu katılma payı, bireysel emeklilik katkı payı) eşit gibi görünür ama her birinin operasyonel maliyeti, likidite kısıtı ve yatırım sonrası uyum yükü farklıdır. Üç yıllık tutma şartı tüm yollar için geçerlidir; ancak tutulan varlığın değer kaybı, devir kısıtı ve haciz riski yola göre değişir. Doğru araç seçimi yatırımcının likidite ihtiyacı, vergi planlaması ve uzun vadeli kalış niyeti birlikte değerlendirilerek yapılır.
Taşınmazda nitelik uyumsuzluğu
Taşınmaz yolu seçilmişse, alınan taşınmazın kat mülkiyeti veya kat irtifakı kurulmuş ya da üzerinde yapı bulunan arsa vasıflı olması zorunludur. Çıplak arsa, tarla veya yapısı tamamlanmamış parsel, 400.000 USD üzerinde olsa bile vatandaşlık başvurusunu kabul etmez. Bu detay satın alma kararından önce taşınmazın tapu kayıtlarından ve imar durumundan doğrulanmalıdır.
Eşik tutarının döviz kuru ile bağlantılı tespiti
Yönetmelik tutarları ABD Doları cinsinden ifade eder; ancak parasal değerin tespitinde TCMB efektif satış kuru veya çapraz döviz kuru esas alınır. Tespit tarihindeki kura göre yapılan hesap, yatırımın yapıldığı tarihteki kurla aynı olmayabilir. Eşiğe yakın tutarlarda yapılan yatırımlar, kur dalgalanmaları nedeniyle eşiğin altına düşme riski taşır. Bu nedenle tutar belirlenirken eşiğin minimum sınırı değil, güvenli bir üst marj hedeflenir.
Üç yıllık tutma şartının ihlali
Yatırımın üç yıl boyunca yatırımcı iradesiyle azaltılmaması veya devredilmemesi şarttır. Taşınmazda tapu siciline şerh, mevduatta banka taahhüdü, fon katılma paylarında MKK nezdinde “Vatandaşlık Blokaj Alt Hesabı” üzerinden bu kontrol sistematik olarak yapılır. Üç yıl dolmadan yapılan herhangi bir devir, satış veya haciz işlemi, vatandaşlık kazanılmış olsa bile iptal kararına dayanak oluşturabilir.
Yabancı kaynaklı belgelerin geçerlilik sorunu
Vatandaşlık dosyasında sunulan yabancı belgelerin (doğum, evlilik, sabıka kaydı) Türkiye’de geçerli olabilmesi için apostil şerhi veya konsolosluk onayı gerekir; ülke ile Türkiye arasında bu konuda anlaşma yoksa diplomatik tasdik prosedürü uygulanır. Belgelerin yeminli tercüme ve noter onayı eksik olduğunda dosya iade edilir, süreç kayda alınmaksızın baştan başlar.
Vekâletname kapsamı yetersizliği
Yabancı yatırımcı süreci ülkesinden yönetiyorsa vekâlet üzerinden ilerlenir. Ancak yatırımcının ülkesinde düzenlenen genel vekâletnameler Türk hukuk işlemleri için çoğu zaman yetersiz kalır; tapu işlemi, şirket kuruluşu, banka hesabı açma, vatandaşlık başvurusu ve uygunluk belgesi başvurusu gibi her bir işlem için spesifik yetkilerin vekâlette ayrı ayrı tanımlanmış olması gerekir. Yetki eksik olduğunda işlem yapılan kurum vekâleti reddeder; bu durumda yeni vekâlet düzenleme süreci yatırımcının ülkesinden Türkiye’ye apostil ve tercüme ile ulaşana kadar iki ila dört hafta uzar. Vekâletin Türkiye’de düzenlenen modelle çıkarılması, yetkilerin baştan tam tanımlanması bu riskin temel önlemidir.
Cumhurbaşkanı kararı sonrası nüfus tescili gecikmesi
Vatandaşlık başvurusu Cumhurbaşkanı kararıyla olumlu sonuçlandığında süreç yatırımcı için bitmiş gibi görünür; oysa kararın Resmi Gazete’de yayımlanması ile fiilen vatandaş olunması arasında nüfus müdürlüğü tescili adımı vardır. Bu adımda doğum belgesi, evlilik belgesi, ad-soyad transliterasyonu ve aile bağı kanıtı gibi unsurların eksiksiz olarak nüfus kütüğüne işlenmesi gerekir. Adın hangi alfabede nasıl yazılacağı, soyadın Türk hukukuna uyarlanıp uyarlanmayacağı, evli kadının soyadı seçimi gibi konular bu aşamada karara bağlanır. Eksik belge nedeniyle tescil reddedilirse Türk kimlik numarası alınamaz, pasaport düzenlenemez. Bu nedenle Cumhurbaşkanı kararından sonraki dört ila altı haftalık süre süreç yönetiminin son halkasıdır.
Aile birleşiminde sonradan ekleme zorluğu
Yatırımcının yabancı eşi ve ergin olmayan çocukları aynı başvuruyla vatandaşlık kazanır; ancak başvuru tarihinden sonra doğan çocuk veya başvuru tarihinden sonra evlenilen eş aynı başvurunun parçası sayılmaz. Bu kişiler için ayrı bir vatandaşlık süreci işler ve süreç genel olarak ilk başvurudan daha karmaşıktır çünkü ana yatırım şartı değil, aile bağı esas alınır. Aile planlamasının yatırım kararı verilmeden önce konuşulması, sonradan eklenecek aile bireylerinin doğumlarının veya evliliklerinin başvuru sürecine zamansal olarak nasıl dahil edileceği önemli bir karar kalemidir.
⚖️ Yatırımı ve Vatandaşlığı Aynı Çerçevede Koruyan Hukuki Mekanizmalar
Yabancı yatırımcının Türkiye’de hem yatırımının hem ileride kazanacağı vatandaşlığın güvence altında olması, birbirini kuran üç hukuki katmanla mümkündür: 4875 sayılı Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanunu, ikili yatırım anlaşmaları ve çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmaları.
4875 sayılı Kanun, yabancı yatırımcının Türk yatırımcıyla aynı haklara sahip olduğunu güvence altına alır. Yatırımın millileştirilemeyeceği, kamu yararı dışında kamulaştırma yapılamayacağı, kamulaştırma yapıldığında bedelin tam ve hızlı ödenmesi gerektiği yasal güvencedir. Yatırımcının kâr, satış geliri, tasfiye payı ve faiz gelirleri serbestçe yurt dışına transfer edilebilir; bu transfer için ek izin gerekmez.
İkili yatırım anlaşmaları (BIT) yatırımcıya iç hukuk dışında uluslararası tahkim hakkı tanır. Türkiye yüzü aşkın ülkeyle BIT akdetmiştir ve yatırımcı ile devlet arasındaki uyuşmazlıkların ICSID veya UNCITRAL kuralları çerçevesinde uluslararası tahkime taşınması mümkündür. Bu mekanizma yatırımcının vatandaşı olduğu ülke ile Türkiye arasındaki anlaşmaya tabidir; yatırım kararı verilirken yatırımcının ülkesinin hangi anlaşmaya taraf olduğu kontrol edilir.
Çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmaları yatırımdan elde edilen gelirin (kâr payı, faiz, gayrimenkul kira geliri, sermaye kazancı) iki ülkede ayrı ayrı vergilendirilmesini önler. Türkiye’nin akdettiği anlaşma sayısı seksen beşi aşar ve her anlaşma kendi ülkesi için farklı oran ve istisna düzenlemeleri taşır. Yatırım yapılandırması yapılırken yatırımcının ülkesindeki vergi anlaşmasının hangi gelir türüne hangi oranı uyguladığı önceden hesaplanır; aksi halde Türkiye’de ödenen vergi, ülkesinde mahsup edilemeyebilir veya mahsup edilse bile yatırımın net getirisi planlanan rakamın altına düşer.
⚖️ Yatırım Sonrası Üç Yıllık Süreçte Devam Eden Uyum Yükümlülükleri
Vatandaşlık başvurusu Cumhurbaşkanı kararıyla sonuçlansa bile yatırımcının hukuki yükümlülükleri sona ermez; üç yıllık tutma şartı boyunca ve sonrasında devam eden bir uyum disiplini gerekir. Yatırım sonrası uyumun doğru yönetilmemesi, kazanılmış vatandaşlığın iptal kararına ve yatırımın hukuki olarak korumasız kalmasına yol açar.
E-TUYS bildirim yükümlülüğü
Sabit sermaye yoluyla vatandaşlık alan yatırımcı, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından yürütülen Elektronik Teşvik Uygulama ve Yabancı Sermaye Bilgi Sistemi (E-TUYS) üzerinden yıllık faaliyet raporu sunmakla yükümlüdür. Rapor, yatırımın gerçekleşme durumu, sermaye değişiklikleri, ortaklık yapısı ve istihdam verilerini içerir. Bildirim eksikliği veya yanlış bildirim, uygunluk belgesinin geri alınmasına ve vatandaşlık kararının iptaline yol açabilir.
Vergi ikametgâhı kararı
Türk vatandaşlığı kazanmak otomatik olarak Türkiye vergi mukimi olmak anlamına gelmez. Vergi mukimliği bir takvim yılında Türkiye’de toplam 183 günü aşan kalış üzerinden belirlenir; bu eşik geçildiğinde yatırımcı dünya çapındaki gelirinden Türkiye’de vergilendirilir. Yatırımcının vatandaşı olduğu ülke ile Türkiye arasındaki çifte vergilendirme anlaşması çerçevesinde mukimlik kararı verilir. Yatırımcı vatandaşlık kazanmadan önce hangi ülkenin mukimi olarak vergilendirilmek istediğini belirlemeli, kalış süresini buna göre planlamalıdır.
Yıllık beyan ve bildirim yükümlülükleri
Türkiye’de elde edilen kira geliri (taşınmaz yolundan), kâr payı (sabit sermaye yolundan), faiz geliri (mevduat yolundan), sermaye kazancı (fon katılma payı yolundan) yıllık gelir vergisi beyannamesinde gösterilir. Yabancı kaynaklı yatırım gelirinin beyan edilmemesi vergi cezası ve gecikme faizi doğurur, ağır durumlarda kaçakçılık suçunun konusu olabilir. Mukim olmayan yatırımcılar için stopaj rejimi farklıdır; gelirin türüne göre %0 ile %20 arasında stopaj uygulanır.
Yatırımın değer değişikliği bildirimi
Yatırımın üç yıl boyunca eşik tutarı altına inmemesi şarttır; ancak kur dalgalanmaları nedeniyle değer kaybı yatırımcı iradesi dışında olduğunda vatandaşlık kararı etkilenmez. Bu kuralın istisnası taşınmaz yatırımıdır: taşınmazın değerleme raporunda belirlenen tutar, alım anındaki değerle sabittir. Sermaye yatırımında ise şirketin sermayesinin azaltılması veya hisselerin devri yatırımcı kararıyla yapıldığında ihlal sayılır. Bu durumlar Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’na ve Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü’ne bildirilir.
Vatandaşlık iptalini tetikleyen işlemler
5901 sayılı Kanun’un 31. maddesi yatırım yoluyla kazanılan vatandaşlığın iptalini iki halde mümkün kılar: başvuruda yalan beyan veya önemli hususları gizleme. Bu kapsam, sahte belge sunma, gerçek olmayan adres bildirimi, yatırımı başkasının adına yapma gibi durumları kapsar. Üç yıl içinde yatırımın iradesiyle azaltılması da iptal kararına dayanak oluşturur. İptal kararı yatırımcının kendisi için geçerlidir; sonradan doğan çocukları ve evlenme yoluyla vatandaşlık kazanan eşi iptal kararından etkilenmez.
⚖️ Yabancı Yatırımcı Avukata Süreçte Hangi Aşamada Başvurmalı
Avukatlık desteğinin doğru zamanı, yatırımın yapıldığı an değil, yatırım kararının olgunlaştığı andır. Yatırımcı taşınmazı henüz seçmemiş, şirket kuruluşunu henüz başlatmamış, mevduatı henüz transfer etmemişken alınan hukuki danışmanlık, sürecin sonunu doğrudan belirler.
Pratikte üç farklı zaman dilimi öne çıkar. İlk dilim, yatırım türü kararı verilmeden önceki keşif aşamasıdır; bu aşamada avukat yatırımcının likidite durumu, vergi profili, kalış süresi ve aile yapısına göre Madde 20’nin yedi yolundan hangisinin yapısal olarak en uygun olduğunu değerlendirir. Yedi yol arasında “doğru” olan yoktur; her yatırımcı için “uygun” olan vardır.
İkinci dilim, yatırımın işleme alındığı operasyonel aşamadır. Tapu işleminin nasıl yürütüleceği, döviz transferinin hangi banka üzerinden yapılacağı, döviz alım belgesi tarihinin tespit tarihiyle uyumlu olup olmayacağı, şirket kuruluşunda ortaklık yapısının hangi oranlarla kurulacağı bu aşamanın kararlarıdır. Bu aşamadaki her karar üç yıllık tutma şartının başlangıç tarihini ve uygunluk belgesinin verilebilirliğini doğrudan etkiler.
Üçüncü dilim, vatandaşlık başvurusunun resmi olarak yapıldığı aşamadır. Bu aşamada uygunluk belgesi, kısa dönem ikamet izni ve vatandaşlık dosyası birlikte hazırlanır, eksiksiz şekilde Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü’ne sunulur. Yatırımcı Türkiye’de bulunmasa bile süreç vekâlet ile yürütülür; vekâletin yetkilendirme metni Türkçe ve apostille edilmiş şekilde noter huzurunda düzenlenir, eksik yetki içeren vekâletler işlem yapmayı sınırlandırır.
⚖️ Tipik Bir Vatandaşlık Başvurusunun Zaman Çizelgesi
Yabancı yatırımcı için sürecin ne kadar süreceği yatırım kararı kadar belirleyici bir kalemdir. Aşağıdaki zaman çizelgesi, hukuki yapılandırma kararının verildiği andan vatandaşlığın fiilen kazanıldığı ana kadar tipik bir sürecin akışını gösterir. Süreler dosyanın eksiksizliğine, seçilen yatırım yoluna ve yatırımcının ülkesinde gerekli belgelerin hazırlanma hızına göre değişir.
Ay 0-1: Yatırım türü kararı ve hukuki yapılandırma
Yatırımcı avukata başvurur, Madde 20 yolları arasından koşullarına uygun olan seçilir. Vergi profili, aile yapısı, kalış niyeti ve likidite ihtiyacı değerlendirilir. Vekâletname düzenlenir, yatırımcının ülkesinden apostil ve tercüme ile Türkiye’ye iletilir. Bu dilimin ürünü, yatırımın hangi yolla, hangi şirkete veya banka hesabına, hangi tutarda yapılacağına dair yazılı bir karar planıdır.
Ay 1-2: Yatırımın gerçekleştirilmesi ve uygunluk belgesi başvurusu
Karar planı hayata geçer: taşınmaz alımı yapılır ve tapu siciline üç yıl şerh konur, sermaye yatırımı yapılır ve ticaret siciline tescil edilir, mevduat yatırılır ve banka taahhüt belgesi alınır, fon katılma payı satın alınır ve MKK blokajı tesis edilir. Ardından yatırım türüne göre yetkili kuruma uygunluk belgesi başvurusu yapılır. Uygunluk belgesi başvurusunun sonuçlanması yatırım türüne göre iki ila altı hafta sürer; SPK ve Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü genellikle daha hızlıdır, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı sabit sermaye değerlendirmesinde rapor incelemesi nedeniyle daha uzun sürer.
Ay 2-3: Kısa dönem ikamet izni başvurusu
Uygunluk belgesi alındıktan sonra 6458 sayılı YUKK’un 31/1-j bendi uyarınca özel kısa dönem ikamet izni başvurusu yapılır. Bu başvuru tipik kısa dönem ikamet iznine kıyasla çok daha hızlıdır; başvurudan sonuç alınana kadar bir ila on iş günü sürer. Yatırımcının bu aşamada Türkiye’de bulunması ve biyometrik veri vermesi gerekir; aile bireyleri de aynı başvurunun parçası olarak biyometrik veri verir.
Ay 3-4: Vatandaşlık dosyası ve resmi başvuru
Tüm belgeler birleştirilir: uygunluk belgesi, kısa dönem ikamet izni belgesi, doğum belgesi, evlilik belgesi, sabıka kaydı (yatırımcının ülkesinden), pasaport kopyası, dört adet fotoğraf, hizmet bedeli makbuzu. Dosya il nüfus müdürlüğüne sunulur ve Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü’ne aktarılır. Eksik belge bulunması halinde bir aylık tamamlama süresi verilir; bu süre içinde tamamlanmayan dosya işlemden kaldırılır.
Ay 4-12: Bakanlık değerlendirmesi ve Cumhurbaşkanı kararı
Dosya İçişleri Bakanlığı bünyesinde değerlendirilir. Milli güvenlik ve kamu düzeni açısından engel olup olmadığı kontrol edilir, ardından Cumhurbaşkanlığı’na sunulur. Eksiksiz dosyalar tipik olarak altı ile on iki ay arasında Cumhurbaşkanı kararıyla sonuçlanır. Olumlu karar Resmi Gazete’de yayımlanır.
Ay 12 sonrası: Nüfus tescili ve kimlik düzenlenmesi
Cumhurbaşkanı kararının yayımlanmasından sonra yatırımcının nüfus müdürlüğünde tescili yapılır. Türk kimlik numarası verilir, kimlik kartı düzenlenir, pasaport başvurusu yapılabilir hale gelir. Bu aşama dört ila altı hafta sürer ve ad-soyad transliterasyonu, evli kadının soyadı seçimi, aile kütüğüne hangi haneye tescil yapılacağı gibi kararlar bu süreçte verilir. Bu son adım tamamlandığında yatırımcı tüm haklarıyla Türk vatandaşı statüsüne sahip olur.
⚖️ Yabancı Yatırım ve Vatandaşlık Hukukunda Avukat veya Hukuk Bürosu Nasıl Seçilir
Yabancı yatırımcının Türkiye’de avukat seçerken bakacağı kriterler, ulusal müvekkilin bakacağı kriterlerden farklıdır. Yatırımcı için avukatın “iyi olması” yetmez; sürecin yatırımcının diline, saatine, hukuki kültürüne uyumlu yürütülmesi gerekir.
Birinci kriter mevzuat takibidir. Türk Vatandaşlığı Kanunu’nun uygulama yönetmeliği son sekiz yılda altı kez değişmiştir; her değişiklik bazı yatırım türlerini değiştirmiş, bazı eşikleri yenilemiş, bazı niteliksel şartlar eklemiştir. Avukatın değil, hukuk bürosunun bu değişikliği sistematik olarak takip eden iç süreçleri olması gerekir.
İkinci kriter kurumlar arası koordinasyondur. Vatandaşlık başvurusu en az dört kurumla iletişim gerektirir: yatırımı tescil eden bakanlık, kısa dönem ikamet iznini veren göç idaresi, vatandaşlık başvurusunu kabul eden Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü, ve nihai kararı veren Cumhurbaşkanlığı. Hukuk bürosunun bu kurumlar arasında belge akışını ve süreyi yönetebilmesi, bireysel avukatın taşıyamayacağı bir yüktür.
Üçüncü kriter dijital ve uzaktan çalışma kapasitesidir. Yabancı yatırımcıların büyük çoğunluğu süreci uzaktan yönetir. Vekâletname, doküman değişimi, başvuru takibi, ödeme süreci dijital olarak işleyebilmelidir. Buluta dayalı dosya yönetimi, çok dilli iletişim, zaman dilimi farkına göre randevu disiplini bu kapasitenin görünür yüzüdür.
Dördüncü kriter dış otorite tanınırlığıdır. Legal 500 gibi bağımsız hukuki dizinlerde sıralanmak, hukuk bürosunun uluslararası müvekkillerle çalışma deneyimini doğrulayan bağımsız bir göstergedir. Bu tür sıralamalar marka değil, üçüncü taraf editöryel inceleme sonucudur.
⚖️ Oznur & Partners’ın Yabancı Yatırım ve Vatandaşlık Hukuku Yaklaşımı
Oznur & Partners, yabancı yatırım ve vatandaşlık hukukunu sitenin çatı uzmanlık alanlarından biri olarak konumlandırır. Büro, Türkiye’de yatırım yapan ve Türk vatandaşlığı kazanmak isteyen yabancı gerçek ve tüzel kişilerin sürecini, yatırım kararı öncesinden vatandaşlık sonrası uyum yükümlülüklerine kadar tek elden yönetir.
Yaklaşımın merkezinde “süreç önce, başvuru sonra” ilkesi vardır. Müvekkilin yatırım türü kararı, taşınmaz seçimi, şirket kuruluşu veya fon katılma payı alımı yapılmadan önce hukuki yapı kurulur; uygunluk belgesi başvurusu sürecin ortasında değil, başlangıcında planlanır. Bu sıralama hem belgenin reddedilmesi riskini düşürür, hem yatırımın “vatandaşlığa uygun” niteliğini yatırım anından itibaren güvenceye alır.
Büro, Legal 500 sıralamasında yer alır ve yabancı yatırımcı portföyü Çin, Rusya, Körfez bölgesi, İran, Avrupa ve Kuzey Afrika ülkelerini kapsar. Bu coğrafi çeşitlilik, Türkiye’nin akdettiği ikili yatırım anlaşmaları ve çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmaları havuzunun büyük bölümünü pratikte uygulanmış bir deneyime dönüştürür.
⚖️ Hukuki Sürecin Uzaktan ve Tek Elden Yönetimi
Yabancı yatırımcı için sürecin Türkiye’de fiziksel olarak takip edilmesi nadir bir senaryodur. Oznur & Partners, yatırımcının ülkesinden çıkmadan tüm süreci yürütebilmesi için noter huzurunda düzenlenmiş apostille vekâletname üzerinden uçtan uca süreç yönetimi sunar. Vekâletname kapsamı yatırım türüne göre belirlenir; taşınmaz alımında tapu işlemleri, sermaye yatırımında şirket kuruluşu ve sermaye taahhüdü, fon katılma payında MKK blokajı bu kapsamın tipik bileşenleridir.
Doküman akışı şifreli dijital kanallar üzerinden yürütülür. Yatırımcı her aşamada hangi belgenin hazırlandığını, hangisinin imzaya sunulduğunu, hangisinin resmi kuruma teslim edildiğini takip edebilir. Çok dilli iletişim İngilizce, Rusça ve Arapça başta olmak üzere farklı diller üzerinden sürdürülür; resmi belgeler Türkçe düzenlenir ancak müvekkille iletişim müvekkilin tercih ettiği dilde yapılır.
Süreç boyunca ödemeler ve resmi harçlar, yatırımcının hesabından doğrudan veya büronun emanet hesabından yönetilir. Hangi yöntemin tercih edileceği yatırımcının ülkesindeki bankacılık kısıtlarına ve döviz transfer rejimine göre belirlenir.
⚖️ Hangi Yabancı Yatırımcı Profillerine Hizmet Veriyoruz
Büronun yabancı yatırımcı portföyü dört ana profile ayrılır.
İlk profil bireysel yüksek varlıklı yatırımcılardır. Bu grup tipik olarak taşınmaz yolu veya fon katılma payı yolu üzerinden vatandaşlık hedefler; aile birleşimi (eş ve ergin olmayan çocuklar) süreç planlamasının başında değerlendirilir. Yatırım miktarı genellikle eşiğin %10-20 üzerinde tutulur, kur riskine karşı tampon oluşturulur.
İkinci profil kurumsal yatırımcı ve şirket sahibi yabancılardır. Bu grup sabit sermaye yolunu veya istihdam yolunu (50 Türk vatandaşı çalıştırma) seçer. Şirket kuruluş süreci, sektör seçimi, ortaklık yapısı, sermaye taahhüdünün nakit veya ayni unsurlarla nasıl yerine getirileceği bu profilin tipik karar kalemleridir.
Üçüncü profil aile ofisi ve kurumsal varlık yöneticileridir. Bu grup yatırımı tek bir bireye değil, aile veya şirket grubuna bağlar; vatandaşlık kazanımı stratejik miras planlaması, vergi rezidansı yönetimi ve uluslararası varlık çeşitlendirmesinin parçasıdır.
Dördüncü profil göç ve mukimlik gerekçesiyle Türkiye’yi seçen yabancılardır. Bu grup için vatandaşlık öncelik değildir; uzun dönemli ikamet izni, çalışma hakkı ve Türk hukuk düzeninde sosyal hak güvencesi öncelik taşır. Yatırım, vatandaşlık aracı değil, ikamet temelidir.
Coğrafi profil açısından her ülkenin kendi anlaşma çerçevesi farklı operasyonel sonuçlar doğurur. Çinli yatırımcılar için 1990’da imzalanan ve 1994’te yürürlüğe giren çifte vergilendirmeyi önleme anlaşması, kâr payı stopajını %10 ile sınırlar; Çin merkezli yatırımcı kâr aktarımında bu oranı esas alır. Rus yatırımcılar için 1997’de imzalanan ÇVÖA temettü stopajını %10, faiz stopajını %10 ile sınırlandırır; ikili yatırım anlaşması (BIT) ise 1997 tarihlidir ve ICSID tahkimine yetki verir. Körfez bölgesinden Birleşik Arap Emirlikleri ile 1993 ÇVÖA, Suudi Arabistan ile 2009 ÇVÖA, Katar ile 2001 ÇVÖA imzalanmıştır; bu anlaşmalar gayrimenkul sermaye iratları ve faiz gelirlerinde stopaj oranını düşürür. İran yatırımcıları için 2002 tarihli ÇVÖA mevcuttur ancak finansal işlemlerin uluslararası bankacılık yaptırımları nedeniyle ek operasyonel kontrolü gerektirir. Avrupa Birliği üyesi ülkelerin büyük çoğunluğuyla ÇVÖA bulunmakta, BIT şemsiyesi ise her ülke için farklı tarihte ve farklı kapsamda akdedilmiş durumdadır.
Her profil için süreç farklı tasarlanır; aynı Madde 20 yolu, farklı yatırımcı profilleri için farklı operasyonel akış demektir.
❓ Sıkça Sorulan Sorular
✅ Yabancı yatırım ve vatandaşlık hukuku nedir ve hangi düzenlemelerden oluşur?
Yabancı yatırım ve vatandaşlık hukuku, yabancı gerçek ve tüzel kişilerin Türkiye’de yatırım yapmasını ve istisnai yoldan Türk vatandaşlığı kazanmasını düzenleyen kesişme alanıdır. Temel mevzuat 4875 sayılı Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanunu, 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu, 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu ve Türk Vatandaşlığı Kanunu’nun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik’tir.
✅ Yatırım yoluyla Türk vatandaşlığı için kaç farklı yol vardır?
Yönetmeliğin 20. maddesi yedi farklı yol tanımlar: 500.000 USD sabit sermaye yatırımı, 400.000 USD taşınmaz alımı, 50 Türk vatandaşı istihdamı, 500.000 USD üç yıllık mevduat, 500.000 USD üç yıllık devlet borçlanma aracı, 500.000 USD üç yıllık gayrimenkul yatırım fonu veya girişim sermayesi yatırım fonu katılma payı, 500.000 USD üç yıllık bireysel emeklilik katkı payı.
✅ Hangi yatırım yolu en kısa sürede sonuçlanır?
Yatırım türü tek başına süreyi belirlemez. Süreyi belirleyen, uygunluk belgesinin alındığı kurum ve dosyanın eksiksiz hazırlanmış olmasıdır. Genel olarak taşınmaz ve fon katılma payı yolları operasyonel olarak en hızlı tamamlanan yollardır; istihdam yolu en uzun süreyi gerektirir çünkü 50 Türk vatandaşının altı aylık süreklilik şartı kontrol edilir.
✅ 400.000 USD taşınmaz yatırımında her gayrimenkul kabul edilir mi?
Hayır. Taşınmazın kat mülkiyeti veya kat irtifakı kurulmuş ya da üzerinde yapı bulunan arsa vasıflı olması zorunludur. Çıplak arsa, tarla veya yapısı tamamlanmamış parsel, tutar 400.000 USD’i aşsa bile kabul edilmez. Bu şart 12 Aralık 2023 tarihli yönetmelik değişikliğiyle eklenmiştir.
✅ Vatandaşlık alındıktan sonra yatırımı satabilir miyim?
Hayır, üç yıl dolmadan satılamaz. Üç yıllık tutma şartı vatandaşlık başvurusu için değil, vatandaşlığın korunması için zorunludur. Süre dolmadan yatırımcı iradesiyle yapılan satış, devir veya azaltma işlemi, vatandaşlık kazanılmış olsa bile iptal kararına dayanak oluşturur.
✅ Aile bireyleri de aynı başvuruyla vatandaşlık kazanır mı?
Evet. Yatırımcının yabancı eşi, yatırımcının ve eşinin ergin olmayan veya bağımlı yabancı çocukları aynı başvuruyla vatandaşlık kazanma hakkına sahiptir. Aile birleşimi başvuru anında planlanır; sonradan eklenen aile bireyleri için ayrı başvuru süreci işler.
✅ Türkiye’ye gelmeden vatandaşlık başvurusu yapabilir miyim?
Yatırımın yapılması ve uygunluk belgesinin alınması Türkiye’ye gelmeden vekâlet ile yapılabilir. Ancak kısa dönem ikamet izni başvurusu sırasında yatırımcının Türkiye’de bulunması ve biyometrik veri vermesi gerekir. Vatandaşlık başvurusunun kendisi yine vekâletle yürütülebilir.
✅ Sabit sermaye yatırımında halka açık şirkete yatırım yapılabilir mi?
Hayır. Madde 20 kapsamında sabit sermaye yatırımı yalnızca halka açık olmayan şirketlere yapılabilir. Yabancı yatırımcının halka açık olmayan şirketi tamamen satın alması veya belirli bir oranda ortak olması gerekir. Ortaklık halinde yabancının payına denk düşen meblağ en az 500.000 USD olmalıdır.
✅ Yatırım Türk Lirası cinsinden yapılabilir mi?
6 Ocak 2022 tarihli yönetmelik değişikliğiyle yönetmelik metninde yer alan “Türk Lirası karşılığı” ibaresi kaldırılmıştır. Yatırımın ABD Doları veya karşılığı yabancı para cinsinden yapılması ve döviz tutarının işlem öncesinde Türkiye’de faaliyet gösteren bir bankaya, bu bankaca da Merkez Bankası’na satılması gerekir.
✅ Vatandaşlık başvurusu reddedilirse hangi hukuki yol açıktır?
Vatandaşlık başvurusunun reddi idari bir işlemdir ve idare mahkemesinde iptal davasına konu olur. Görevli mahkeme idare mahkemesi, yetkili mahkeme Ankara İdare Mahkemeleri’dir. Başvurucu, ret kararının kendisine tebliğinden itibaren altmış gün içinde iptal davası açabilir.
✅ Yatırım yoluyla Türk vatandaşlığı kazanmak çifte vatandaşlık imkânı sağlar mı?
Türk hukuku çifte vatandaşlığı kabul eder. Türk vatandaşlığı kazanmak için mevcut vatandaşlıktan vazgeçmek zorunlu değildir. Ancak yatırımcının vatandaşı olduğu ülkenin çifte vatandaşlık politikası farklı olabilir; bu nokta yatırım kararı verilmeden önce yatırımcının ülkesinin mevzuatı çerçevesinde değerlendirilir.
✅ Vatandaşlık başvurusu hangi sürede sonuçlanır?
Eksiksiz dosyayla yapılan başvurular tipik olarak 6-12 ay içinde Cumhurbaşkanı kararıyla sonuçlanır. Sürenin uzaması genellikle dosyadaki belge eksikliklerinden veya yatırımın uygunluk belgesinin daha geç alınmasından kaynaklanır.
⚖️ İlgili Hukuki Kaynaklar
🔹 Vatandaşlık ve oturma izni süreçleri
Aşağıdaki sayfalar yabancı yatırımcının ikamet ve vatandaşlık aşamalarındaki spesifik adımlarını ele alır.
- Türk Vatandaşlığı Nasıl Kazanılır 5901 sayılı Kanun’un istisnai yol kapsamında yedi yatırım türünün karşılaştırmalı yol haritası.
- Türkiye’de İkamet İzni Nasıl Alınır 6458 sayılı YUKK kapsamında kısa dönem ikamet izni başvurusu, vatandaşlık öncesi zorunlu adım.
- Yatırım Yoluyla Türk Vatandaşlığı Başvurularının Yönetilmesi Uygunluk belgesinden Cumhurbaşkanı kararına kadar başvuru süreç yönetimi.
- Yatırımın Türk Vatandaşlığı Yasalarına Uygun Yapılandırılması Madde 20 kriterlerini karşılayacak şekilde yatırım yapısının tasarlanması.
🔹 Yatırım hukuku ve fon yapılandırması
Aşağıdaki sayfalar yatırım kararının hukuki yapılandırmasını ve fon araçlarını ele alır.
- Yabancı Yatırım Hukuk Danışmanlığı 4875 sayılı Kanun çerçevesinde yatırım yapılandırması, izin süreçleri ve sonrası uyum.
- Hukuk Bürosu Yatırım Departmanı Çok disiplinli yatırım danışmanlık ekibinin operasyonel yapısı.
- Türkiye’de Yatırım Yapmak Yatırım ortamı, sektörel fırsatlar ve hukuki çerçevenin keşif rehberi.
- Kurumsal Yatırım Hukuku Şirket bazlı yatırım yapılandırması ve kurumsal yönetişim.
- Sermaye Piyasası Hukuku ve Yatırım Avukatları SPK düzenlemeleri kapsamında menkul kıymet ve fon yatırımları.
🔹 Şirket kuruluşu ve kurumsal yapı
Aşağıdaki sayfalar sabit sermaye ve istihdam yollarını besleyen şirket yapılandırma süreçlerini ele alır.
- Şirket Kuruluşu Türk Ticaret Kanunu kapsamında anonim ve limited şirket kuruluş süreçleri.
- Şirketler Hukuku Şirketin faaliyet süresi boyunca karşılaşacağı hukuki süreçler.
- Şirket Birleşme, Satın Alma ve Ortaklık Süreçleri M&A ve ortaklık yapılandırması.
🔹 Gayrimenkul yatırımı ve tapu süreçleri
Aşağıdaki sayfalar 400.000 USD taşınmaz yolunu ve yabancı mülk edinimini ele alır.
- Gayrimenkul Hukuku Tapu, kira, imar ve mülk edinimi süreçleri.
- Gayrimenkul Yatırım Avukatı Yatırım amaçlı taşınmaz alımı ve hukuki inceleme.
- Yabancıların Türkiye’de Mülk Alımı ve Vatandaşlık Taşınmaz yolu üzerinden vatandaşlık yapılandırması.
🔹 Vergi, KDV ve uyum yükümlülükleri
Aşağıdaki sayfalar yatırım sonrası vergi avantajları ve uyum süreçlerini ele alır.
- Yabancılar İçin KDV Muafiyeti Yabancı yatırımcıya tanınan KDV istisnası kapsamı ve şartları.
- KDV İstisnası ve Nakit Beyan Formu Operasyonel uyum ve beyan yükümlülükleri.
📚 Dış Otorite Kaynağı
Yatırım yoluyla Türk vatandaşlığı süreçlerinde Sermaye Piyasası Kurulu, gayrimenkul yatırım fonu ve girişim sermayesi yatırım fonu katılma payı yoluyla yapılan başvurular için uygunluk belgesi düzenlemektedir. Detaylı usul ve esaslar için SPK’nın resmi açıklaması incelenebilir.
Hukuki Danışmanlık Randevusu
Türkiye’de yatırım yapmayı planlıyor, yatırım yoluyla Türk vatandaşlığı başvurusunu hazırlıyor veya yatırım sonrası uyum yükümlülüklerinde hukuki destek arıyorsanız, İstanbul’daki Yatırım ve Vatandaşlık Hukuku ekibimiz ön görüşme için hazırdır.
⚖️ Sürecin Sonu Değil, Başlangıcı
Türkiye’de yatırım yapmak ve Türk vatandaşlığı kazanmak iki ayrı süreç değildir. 5901 sayılı Kanun, vatandaşlık hakkını yatırımın yapısına bağlar; yatırım yapısı ise Yönetmelik’in 20. maddesinin tarif ettiği kriterlerle önceden tasarlanmış bir mimaridir. Yatırımın hızı ile hukuki yapılandırmanın yavaşlığı arasındaki gerilim, sürecin başında doğru karar verildiğinde sayfa boyunca anlattığımız risklerin çoğunu sıfırlar.
Vatandaşlık başvurusu sürecin sonu değildir, üç yıllık tutma şartı boyunca süren bir hukuki ilişkinin başlangıcıdır. Bu ilişkinin sürdürülebilirliği yatırım kararından önce alınan hukuki önlemlere, yatırım sonrası uyum yükümlülüklerinin doğru yönetilmesine ve sürecin tek elden tutarlı şekilde yürütülmesine bağlıdır.
Oznur & Partners bu sürecin her aşamasında, yatırımcının ülkesinden çıkmadan veya Türkiye’de bulunarak, kararın hem hukuki güvencesini hem stratejik kazancını birlikte sağlar.

