Vatandaşlık Avukatı İstanbul

⚖️ Vatandaşlık avukatı, Türk vatandaşlığının kazanılması ve kaybı süreçlerinde başvuruyu hazırlayan, idari işlemleri denetleyen ve ret halinde dava açan hukukçudur.

Bu tanım kağıt üzerinde sade görünür. Uygulamada ise vatandaşlık dosyası, birbirinden bağımsız gibi duran onlarca işlemin tek bir idari karara doğru akmasıdır: bir tapu devri, bir banka transferi, bir ikamet izni kaydı, bir nüfus kayıt örneğinin tercüme tarihi. Bu işlemlerin çoğu yapıldığı gün masum görünür. Sorun çıktığında ise geriye dönülemeyecek kadar geçmişte kalmıştır.

Türkiye’de vatandaşlık başvurusu yapan bir yabancının karşısında iki ayrı zaman vardır. Biri kendi takvimidir: yatırımın tamamlanması, ailenin taşınması, çocuğun okul kaydı. Diğeri idarenin takvimidir: dosyanın hangi sırayla hangi birime düştüğü, hangi belgenin ne kadar süreyle geçerli sayıldığı, hangi kararın tebliğinden sonra kaç günlük hakkın kaldığı. Vatandaşlık avukatı tam olarak ne yapar? İki takvimi birbirine hizalar. En hızlı sonuçlanan vatandaşlık dosyaları, en yavaş hazırlanan dosyalardır; çünkü başvuru öncesi haftalarca süren hazırlık, başvuru sonrası aylarca sürecek eksik belge yazışmasını baştan siler.

Süreci uzaktan izleyen çoğu başvurucu, avukatı en son aşamada, yani bir sorun çıktığında arar. Peki avukata hangi aşamada başvurmak gerekir? Doğru an, ilk ödeme yapılmadan ve ilk sözleşme imzalanmadan öncedir. Yatırım yoluyla vatandaşlıkta dosyanın kaderini belirleyen kararların büyük kısmı (hangi taşınmazın alınacağı, bedelin hangi hesaptan hangi hesaba geçeceği, değerleme raporunun hangi tarihte düzenleneceği) başvuru dilekçesi yazılmadan çok önce alınır. Başvuru anında yapılan iş, çoktan alınmış kararları beyan etmekten ibarettir.

Bu yüzden dosyaların ayrıştığı yer belge sayısı değil, işlem sırasıdır. Hangi işlemler sonradan geri alınamaz? Tapu devri, döviz alım belgesinin düzenlenme anı, üç yıllık devir yasağı şerhinin tapuya işlenip işlenmediği ve ikamet izni geçmişindeki kesintiler geriye dönük olarak düzeltilemez. Bunların dışındaki hemen her eksik tamamlanabilir; bu dördü tamamlanamaz, yalnızca yeniden yapılabilir ki bu da yeni bir yatırım demektir.

Son soru, en çok sorulan ama en geç sorulan sorudur. Vatandaşlık başvurusunu ve sonrasındaki davayı kim yürütebilir? Başvuruyu, özel yetki içeren vekaletname ile bir avukat müvekkili adına yapabilir ve takip edebilir; ret kararına karşı idare mahkemesinde iptal davasını ise yalnızca avukat açabilir. Ret kararı çoğu başvurucunun sandığı gibi sürecin sonu değildir, hukuki sürecin gerçek başlangıcıdır: idarenin takdir yetkisi geniştir ama sınırsız değildir ve bu sınırın denetlendiği yer idare mahkemesidir.

Oznur & Partners, İstanbul merkezli uluslararası bir hukuk bürosu olarak yabancı yatırımcıların ve Türkiye’de aile kurmuş yabancıların vatandaşlık süreçlerini yürütür. Kurucu ortak Avukat Fatih Oznur, Legal 500 listesinde yer alan uluslararası bir büroda çalıştıktan sonra 2015 yılında bürosunu kurmuştur. Aşağıdaki bölümler, bir vatandaşlık dosyasının hangi noktalarda kazanıldığını ve hangi noktalarda sessizce kaybedildiğini sırayla açıklar.

Sayfa İçindekiler

⚖️ Vatandaşlık avukatı ne yapar, danışmanlık şirketinden farkı nedir?

Vatandaşlık avukatı, başvuru dosyasını hazırlamanın yanında idarenin işlemini hukuka uygunluk açısından denetler ve ret halinde yargı yoluna gider; danışmanlık şirketi ise yalnızca evrak toplama ve süreç takibi yapabilir, müvekkili idare veya mahkeme önünde temsil edemez. Fark, hizmetin kalitesinde değil yetkisindedir.

Bu ayrım pratikte şöyle görünür. Dosya sorunsuz ilerlerken iki hizmet birbirine benzer: belgeler toplanır, tercümeler yaptırılır, randevu alınır, başvuru teslim edilir. Ayrım, ilk olumsuz yazı geldiğinde ortaya çıkar. İdareden gelen bilgi-belge tamamlama yazısına verilecek cevap, aslında bir hukuki savunmadır; hangi eksiğin nasıl açıklanacağı, sonraki aşamada açılabilecek davanın zeminini kurar. Bu yazıya idari bir formalite gibi cevap veren dosya, dava aşamasına elinde hiçbir hazırlık olmadan girer.

Avukatın vatandaşlık dosyasında yaptığı iş beş başlıkta toplanabilir ve bunların yalnızca ilki evrakla ilgilidir.

  • Yol seçimi ve uygunluk analizi: Başvurucunun hangi kanun yolundan (yatırım, evlilik, genel ikamet, istisnai) ilerlemesinin en az riskli olduğunun tespiti. Aynı kişi çoğu zaman birden fazla yola uygundur ve bu yolların ret oranı, süresi ve geri dönülebilirliği aynı değildir.
  • İşlem mimarisi: Yatırımın hangi sırayla, hangi hesaplar üzerinden ve hangi belgelerle yapılacağının önceden kurgulanması. Buradaki hata dosyayı geciktirmez, doğrudan geçersiz kılar.
  • Temsil: Özel yetkili vekaletname ile başvurunun yapılması, kurum yazışmalarının yürütülmesi, müvekkilin Türkiye’de bulunmadığı dönemlerde sürecin kesintisiz takibi.
  • Ret sonrası hukuki yol: Ret kararının gerekçesinin okunması, idari başvuru ve iptal davası arasında seçim yapılması, dava dilekçesinin hazırlanması ve duruşmalarda temsil.
  • Vatandaşlık sonrası koruma: Kararın kesinleşmesinden sonra ortaya çıkabilecek iptal ve kaybettirme risklerinin önlenmesi; yatırımın elde tutma süresi boyunca yapılacak işlemlerin denetimi.

Yabancı yatırımcıların en sık yaşadığı yanılgı, vatandaşlığın bir satın alma işlemi gibi kurgulanmasıdır. Yatırımcı bir bedel öder ve karşılığında bir statü bekler. İdare ise aynı işleme baktığında bir bedel değil, bir yapı görür: paranın kaynağı, transferin yolu, tarafların ilişkisi, değerlemenin tutarlılığı, taşınmazın geçmiş devir kayıtları. Yatırımcının gördüğü ile idarenin gördüğü aynı belge değildir. Dosyanın reddedildiği durumların çoğunda ortada eksik bir belge yoktur; tutarsız bir yapı vardır.

Bu noktada büromuzun İngilizce içerik kümesinde ayrıntılandırdığı bir konu Türkçe okuyucu için de geçerlidir: gayrimenkul danışmanlarının vatandaşlık başvurusunu yürütememesinin nedeni bilgi eksikliği değil, hukuki sorumluluk ve temsil yetkisinin bulunmamasıdır. Danışman, sattığı taşınmazın vatandaşlığa uygun olduğunu söyleyebilir; bu beyanın hukuki sonucunu taşımaz. Avukat, aynı beyanı mesleki sorumluluk altında yapar.

Bu beş başlık arasındaki geçişler de önemlidir. Yol seçimi ile işlem mimarisi arasında bir hafta varsa dosya sağlıklıdır; aylar varsa, seçim yapıldığı sırada geçerli olan koşullar işlem yapıldığında değişmiş olabilir. Mevzuatın sık güncellendiği bir alanda, karar ile uygulama arasındaki mesafe kendi başına bir risk kalemidir.

Türkiye’de vatandaşlık hukukunun temel kaynağı 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu ve bu kanunun uygulanmasına ilişkin yönetmeliktir. Mevzuatın güncel metnine Mevzuat Bilgi Sistemi üzerinden ulaşılabilir. Ancak kanun metni okumakla dosya yönetmek farklı işlerdir: kanun hangi şartların arandığını söyler, uygulama ise bu şartların hangi belgeyle ve hangi sırayla ispatlanacağını belirler. Aradaki mesafe, genelgelerde ve idari pratikte yaşar.


Vatandaşlık Avukatı

⚖️ İstanbul’da vatandaşlık avukatı neden farklı bir yük taşır?

İstanbul’da yürütülen vatandaşlık dosyaları, yatırım yoluyla yapılan başvuruların ve yabancı nüfusun ülke genelindeki en yoğun olduğu yerde işlem gördüğü için hem işlem hacmi hem de idari inceleme derinliği bakımından diğer illerden ayrışır. Bu, sürecin daha zor olduğu anlamına gelmez; daha az affedici olduğu anlamına gelir.

Şehrin coğrafyası sürecin içine girer. Yatırım yoluyla vatandaşlıkta taşınmazın bulunduğu ilçe, değerleme raporunun tutarlılığı açısından belirleyicidir: aynı metrekare fiyatı Beşiktaş’ta olağan, başka bir ilçede sorgulanabilir görünür. Değerleme ile satış bedeli arasındaki makas, dosyanın en sessiz risk kalemidir. Kimse bu makası başvuru anında sorgulamaz; sorgulama, dosya incelemeye alındığında yapılır.

İkinci fark kurumsal yoğunluktur. Nüfus ve Vatandaşlık İşleri müdürlükleri, İl Göç İdaresi birimleri, tapu müdürlükleri ve idare mahkemeleri İstanbul’da paralel çalışır. Bir dosyanın gecikmesi çoğu zaman tek bir birimden değil, iki birim arasındaki bilgi akışının sırasından kaynaklanır. Örneğin ikamet izni kaydındaki bir tarih boşluğu, vatandaşlık başvurusu incelenirken ortaya çıkar ve o aşamada geriye dönük düzeltilmesi çok daha zordur.

Bir hukuk bürosunun İstanbul’da bulunmasının somut karşılığı, kurum önünde fiziken bulunabilmesidir. Uzaktan yürütülebilen işlemler vardır ve bunları aşağıda ayrıca ele alıyoruz; ancak evrak asıllarının tesliminde, randevu takibinde ve mahkeme duruşmalarında fiziki mevcudiyet halen belirleyicidir. Büromuz İstanbul merkezlidir ve dosyaların idari aşaması ile yargı aşaması aynı ekip tarafından yürütülür (bu ayrımı iki ayrı büroya bölmek, dava aşamasında dosyanın hikayesinin kaybolmasına yol açar).

Sıkça sorulan bir soru burada karşılık bulur. Başvuru İstanbul dışında yapılırsa dava da başka şehirde mi görülür? İdari işlemin iptali davası, kural olarak işlemi tesis eden idari merciin bulunduğu yerdeki idare mahkemesinde açılır; dolayısıyla başvurunun yapıldığı il, olası davanın görüleceği yeri de büyük ölçüde belirler. Başvuru ilinin seçimi bu nedenle yalnızca pratik bir tercih değildir.

Dördüncü bir fark, İstanbul’da yürütülen dosyalarda hukuk alanlarının daha sık kesişmesidir. Aynı dosyada bir tapu incelemesi, bir şirket kuruluşu, bir çalışma izni ve bir ikamet uzatması yan yana durabilir. Bu kesişim, işi zorlaştırdığı için değil, aralarındaki tutarsızlıklar dosyanın en sık sorgulanan yeri olduğu için önemlidir: şirket kaydındaki adres ile ikamet kaydındaki adresin uyuşmaması, tek başına bir inceleme sebebi haline gelebilir.

Şehir bağlamının üçüncü boyutu müvekkil profilidir. İstanbul’da yürütülen dosyalar tek tip değildir: Körfez ülkelerinden gelen aile yatırımları, Rusça konuşan ülkelerden gelen bireysel taşınma kararları, Çinli ihracatçıların şirket kurulumuyla birlikte ilerleyen başvuruları ve uzun yıllardır Türkiye’de yaşayan, evlilik veya ikamet yoluyla ilerleyen kişiler. Bu profillerin hukuki riskleri birbirine benzemez. Aynı yol haritası hepsine uygulandığında, en az birinde kırılma noktası kaçırılır.


⚖️ Dosyanın sessizce kaybedildiği yerler: geri alınamayan adımlar

Vatandaşlık dosyalarının büyük çoğunluğu bir anda reddedilmez; aylar önce yapılmış ve o gün kimsenin fark etmediği bir işlem yüzünden reddedilir. Bu bölüm, uygulamada en sık karşılaşılan geri alınamaz adımları ve bunların neden düzeltilemediğini anlatır.

Bir hukuki yapı, dışarıdan bakıldığında bozulduğu anı göstermez. Tapu kaydı aynı görünür, banka dekontu aynı görünür, sözleşme aynı görünür. Değişen tek şey, bu belgelerin birbirine göre konumudur. Yapı bir anda çökmez; hizasını kaybeder ve hizasını kaybettiği an ile bunun anlaşıldığı an arasında çoğu zaman bir yıl vardır.

Tapu devrinin döviz alım belgesinden önce yapılması. Yatırım yoluyla vatandaşlıkta yatırım bedelinin Türkiye’ye getirilmesi ve bankada bozdurulması, tapu işleminden önce belgelenmesi gereken bir aşamadır. Sıralama bozulduğunda ortada eksik bir belge yoktur; belge vardır ama tarihi yanlıştır. Tarih düzeltilemez.

Üç yıllık devir yasağı şerhinin tapuya işlenmemesi. Yatırım yoluyla edinilen taşınmaza, belirli bir süre satılmayacağına dair şerh konulması gerekir. Şerhsiz devir tamamlandığında, taşınmaz yatırım olarak kabul edilebilirlik niteliğini kaybeder ve işlem yeniden yapılmadıkça düzeltilemez.

İkamet izni geçmişindeki kesintiler. İkamet yoluyla ilerleyen başvurularda aranan sürenin kesintisiz olması gerekir. Yurt dışında geçirilen süreler, uzatma başvurusunun geç yapılması veya izin türünün süreye sayılmayan bir türe geçmesi, geçmişe dönük olarak onarılamaz. Bu kalem, başvurucuların en sık ve en geç fark ettiği eksiktir.

Beyanla belge arasındaki tutarsızlık. Başvuru formunda verilen bir bilgi ile ekteki belgenin çeliştiği durumlarda ortaya çıkan sonuç yalnızca ret değildir. Yanlış beyan iddiası, vatandaşlık kazanıldıktan sonra bile kararın iptali sonucunu doğurabilir. Düzeltme, beyan verildikten sonra artık yalnızca açıklama olarak değerlendirilir.

Evlilik yoluyla başvuruda aile birliği kaydının zayıf olması. Evliliğe dayalı başvurularda idare, evliliğin biçimsel varlığını değil fiilen sürdüğünü arar. Ortak adres kaydı, ortak sağlık ve sigorta kayıtları, ortak seyahat geçmişi gibi izler süreç içinde birikir. Başvuru anında geriye dönük üretilemezler.

Bu beş kalemin ortak özelliği şudur: hiçbiri yapıldığı gün hata gibi görünmez. Yatırımcı taşınmazı alır, çift evlenir, kişi yurt dışına çıkar. Hepsi olağan hayat kararlarıdır. Hukuki sonuç, karar alındığı anda değil, dosya incelendiği anda doğar. Avukatın işlevi bu noktada net bir hal alır: bugünkü kararı, iki yıl sonra dosyayı inceleyecek memurun gözüyle okumak.

Bu kalemlere bakınca ortaya bir sıralama çıkar. Bir vatandaşlık dosyasında kaybedilen şey nadiren bir belgedir; kaybedilen şey çoğunlukla bir tarihtir. Belge yeniden alınabilir, tarih alınamaz. Dosyaların hukuki olarak en kırılgan olduğu dönem de bu yüzden başvuru sonrası değil, başvuru öncesidir: kimse dosyaya bakmıyorken, dosyanın kaderi belirlenmektedir.

İkinci bir gözlem, hataların birbirini beslemesidir. Yanlış sırayla yapılmış bir transfer, sonradan açıklama gerektirir; açıklama yeni bir beyan doğurur; beyan ile eldeki belge arasındaki en küçük fark yeni bir soru üretir. Tek bir sıra hatası, dosyanın geri kalanını savunma pozisyonuna iter.

Vatandaşlık kararı verildikten sonra dosyanın kapandığını düşünmek de yaygın bir yanılgıdır. Yatırımın elde tutma süresi devam ederken yapılan bir satış, bir ipotek tesisi veya şirket ortaklık yapısındaki bir değişiklik, kazanılmış statüyü tartışmaya açabilir. Onay, uyumun bittiği an değil, uyumun izlenmeye başladığı andır. Bu nedenle dosya, karardan sonra da belirli aralıklarla gözden geçirilmelidir.

Dosyanızda geri alınamaz bir adım atılıp atılmadığını öğrenmenin en ucuz anı bugündür

Yatırımınız tamamlanmış olsa bile tapu, transfer ve ikamet kayıtlarınızın sırası incelenebilir. Kısa bir ön değerlendirme, aylar sonra çıkacak bir ret gerekçesini bugünden görünür kılar.

📞 +90 (533) 948 6065 💬 WhatsApp ✉️ info@oznurpartners.com


⚖️ Türk vatandaşlığı kazanma yolları ve her yolun hukuki eşiği

Türk vatandaşlığı, 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu kapsamında doğumla veya sonradan kazanılır. Sonradan kazanma yollarının her biri farklı bir şart setine, farklı bir inceleme derinliğine ve farklı bir süreye tabidir.

Aşağıdaki tablo, uygulamada en sık kullanılan dört yolu karşılaştırır. Rakamlar yürürlükteki düzenlemelere göre verilmiştir ve mevzuat değişikliklerinde güncellenmesi gerekir.

YolTemel eşikElde tutma / süre şartıBaşlıca risk kalemi
Yatırım yoluyla (istisnai)Taşınmazda 400.000 ABD doları; sabit sermaye, mevduat, devlet borçlanma aracı veya fon katılma payında 500.000 ABD doları; istihdamda 50 kişiTaşınmazda ve finansal araçlarda üç yılİşlem sırası, değerleme raporu, elde tutma süresi ihlali
Evlenme yoluylaTürk vatandaşı ile evlilikEn az üç yıl ve aile birliği içinde fiilen yaşamakAile birliğinin ispatı, ayrı adres kayıtları
Genel yoldan (ikamet)Kesintisiz ikamet ve kanunda aranan diğer şartlarBaşvuru tarihinden geriye doğru beş yıl kesintisiz ikametİkamet geçmişindeki boşluklar, izin türünün süreye sayılmaması
İstisnai (yatırım dışı)Kanunda sayılan nitelikler ve ilgili kurum teklifiSüre şartı aranmazTeklif sürecinin belirsizliği, dosyanın gerekçelendirilmesi

Tablodaki eşiklerin hepsi asgari şarttır. Eşiğin sağlanması başvurunun kabul edileceği anlamına gelmez; sağlanmaması ise başvurunun incelenmeden reddedileceği anlamına gelir. Eşiğin bir adım altı ile bir adım üstü arasındaki fark, dosyanın değerlendirmeye alınıp alınmaması kadar keskindir.

Yolların birbirine geçişi de mümkündür. Aynı kişi birden fazla yola uygunsa hangisi seçilmelidir? Uygulamada en kısa süren yol değil, geri dönülebilirliği en yüksek olan yol seçilir; çünkü reddedilen bir başvuru sonraki başvuruların dosyasında kayıt olarak durur ve ikinci başvurunun inceleme derinliğini artırır.

Yatırım yolunun ayrıntısı ve rota bazında karşılaştırması yatırım yoluyla Türk vatandaşlığı sayfasında ele alınmaktadır. Sürecin genel işleyişi için Türk vatandaşlığı nasıl kazanılır sayfasına, ikamet izni ile vatandaşlık ilişkisi için Türk vatandaşlığı ve oturma izni sayfasına bakılabilir.

Başvuru ve nüfus işlemlerine ilişkin resmi bilgi Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü tarafından, ikamet ve yabancılar mevzuatına ilişkin bilgi ise Göç İdaresi Başkanlığı tarafından yayımlanır.


⚖️ Vatandaşlık, ikamet izni ve çalışma izni arasındaki fark nedir?

İkamet izni Türkiye’de yasal olarak bulunma hakkı verir, çalışma izni ücretli çalışma hakkı verir, vatandaşlık ise kişiye devletle arasında sürekli bir hukuki bağ kurar. Üçü birbirinin yerine geçmez ve biri diğerini kendiliğinden doğurmaz.

Bu ayrım, uygulamada en çok yanlış anlaşılan konudur. Uzun yıllar ikamet izniyle Türkiye’de yaşayan bir kişi, sürenin geçmesiyle vatandaşlığa kendiliğinden hak kazanmaz; başvuru yapması ve kanunda aranan şartların tamamını sağlaması gerekir. Aynı şekilde çalışma izni, ikamet izni yerine geçer ancak vatandaşlık süresine sayılıp sayılmayacağı izin türüne göre değişir.

StatüVerdiği hakSüre yapısıVatandaşlığa etkisi
İkamet izniTürkiye’de yasal olarak bulunmaSüreli, uzatma gerektirirTürü uygunsa genel yoldan başvuruda süreye sayılabilir
Çalışma izniÜcretli çalışma ve ikametİşverene ve göreve bağlı, süreliSüreye sayılabilir; işveren değişikliği süreci etkiler
Turkuaz KartNitelikli yabancıya süresiz çalışma imkanıGeçiş süresi sonrası süresizVatandaşlık başvurusunu kolaylaştırmaz, ayrı bir statüdür
Türk vatandaşlığıVatandaşa tanınan tüm haklarSüresizKaynak statü; kazanma ve kaybetme kanunla düzenlenir

Tablodaki en kritik satır ikinci sırada olanıdır. İkamet izni türünün süreye sayılıp sayılmayacağı, genel yoldan başvuranlar için dosyanın tamamını belirler. Öğrenci ikamet izniyle geçirilen yıllar ile aile ikamet izniyle geçirilen yıllar aynı ağırlığı taşımaz; bu fark başvuru anında değil, izin alınırken düşünülmelidir.

İkamet izniyle beş yılı doldurdum, başvurabilir miyim? Süre şartını sağlamak başvurmak için yeterlidir, ancak sürenin kesintisiz olması ve iznin süreye sayılan bir türde bulunması gerekir. Kesinti hesabı, pasaporttaki giriş ve çıkış kayıtları ile izin kayıtları birlikte okunarak yapılır; kişinin kendi hatırladığı takvim çoğu zaman kayıtlarla örtüşmez (uygulamada en sık atlanan ayrıntı, iznin bitiş tarihi ile uzatma başvurusunun yapıldığı tarih arasındaki birkaç günlük boşluktur).

Yatırım yoluyla ilerleyenler için sıra farklıdır: önce yatırım ve uygunluk belgesi, ardından ilgili ikamet izni, sonra vatandaşlık başvurusu. Burada ikamet izni bir süre biriktirme aracı değil, başvurunun usuli ön koşuludur.

İkamet izni ile vatandaşlık ilişkisinin ayrıntılı hali Türk vatandaşlığı ve oturma izni sayfasında ele alınmaktadır.


⚖️ Yatırım yoluyla vatandaşlıkta avukatın somut işlevi

Yatırım yoluyla vatandaşlıkta avukatın işlevi, yatırımın hukuki olarak sayılabilir hale getirilmesidir. Yatırımın yapılmış olması yeterli değildir; mevzuatın aradığı biçimde yapılmış ve belgelenmiş olması gerekir.

Süreç, doğru sırayla yürütüldüğünde altı aşamadan oluşur.

  • Ön uygunluk incelemesi: Başvurucunun ve aile üyelerinin statüsü, varsa önceki ret kayıtları, tahdit kodu bulunup bulunmadığı.
  • Yatırım aracının seçimi: Taşınmaz, mevduat, devlet borçlanma aracı, yatırım fonu katılma payı, sabit sermaye veya istihdam. Her aracın likidite ve elde tutma sonuçları farklıdır.
  • Taşınmaz seçilmişse hukuki inceleme: Tapu kaydındaki takyidatlar, imar durumu, kat irtifakı veya kat mülkiyeti durumu, önceki devir zinciri ve satıcının yabancı olup olmadığı.
  • Değerleme: Sermaye Piyasası Kurulu lisanslı değerleme kuruluşundan alınan raporun tarih ve tutar bakımından işlemle uyumu.
  • Transfer ve tapu işlemi: Bedelin banka üzerinden transferi, döviz alım belgesinin düzenlenmesi ve tapu devri ile devir yasağı şerhinin işlenmesi.
  • Uygunluk belgesi ve başvuru: Yetkili kurumdan uygunluk belgesinin alınması, ardından ikamet izni ve vatandaşlık başvurusunun yapılması.

Bu aşamaların sırası değiştirilebilir değildir. Uygulamada en sık görülen hata, tapu devrinin transfer belgelendirilmeden önce yapılmasıdır. İkinci sırada, değerleme raporunun işlem tarihinden çok önce alınmış olması gelir.

Taşınmaz tarafındaki teknik inceleme, gayrimenkul hukuku uzmanlığı gerektirir. Tapu ve devir işlemlerinin ayrıntısı için tapu işlemleri ve mülk devri sayfası, yabancıların taşınmaz edinimi için yabancıların Türkiye’de mülk alımı ve vatandaşlık sayfası kullanılabilir.

Şirket kurulumu veya istihdam yoluyla ilerleyen dosyalarda süreç, vatandaşlık mevzuatının yanında şirketler hukuku ve iş hukuku ile de kesişir. Elli kişilik istihdam şartı, yalnızca işe alım değil, bildirim ve süreklilik yükümlülüğü doğurur. Bu dosyalarda şirket avukatı ve iş hukuku avukatı desteği aynı ekip içinde yürütülür.

Yatırımın nasıl yapılandırılacağı ayrı bir çalışma alanıdır. Ortaklık yapısı, fon kullanımı ve kaynak beyanı konularında vatandaşlık yatırım yapılandırması sayfası ayrıntı verir. Kaynak beyanı ve uyum boyutu için MASAK uyum hukuku tarafındaki yükümlülükler de dosyanın parçasıdır.


⚖️ Başvurum reddedilirse ne olur, dava açma süresi kaç gündür?

Vatandaşlık başvurusunun reddi halinde, ret kararının tebliğinden itibaren idare mahkemesinde iptal davası açılabilir; idari yargıda genel dava açma süresi altmış gündür. Bu süre hak düşürücüdür, yani kaçırıldığında dava hakkı sona erer.

Ret kararı üç kaynaktan doğabilir: şekli eksiklik, esasa ilişkin şart yokluğu veya güvenlik ve kamu düzeni değerlendirmesi. Üçünün hukuki cevabı aynı değildir.

  • Şekli eksiklik: Belge, tercüme, apostil veya harç kaynaklı eksiklerde çoğu zaman yeniden başvuru daha hızlı sonuç verir.
  • Esasa ilişkin şart yokluğu: Süre, eşik veya statü şartının sağlanmadığı durumlarda dava, şartın gerçekte sağlandığının ispatı üzerine kurulur.
  • Güvenlik ve kamu düzeni değerlendirmesi: İdarenin takdir yetkisinin sınırının denetlendiği yer burasıdır. Takdir yetkisi geniştir ancak keyfilik, eşitlik ilkesine aykırılık ve maddi hataya karşı yargısal denetime tabidir.

Dava sürecinde iki teknik konu belirleyicidir. Birincisi, ret gerekçesinin kararda açıkça yazılıp yazılmadığıdır; gerekçesiz veya soyut gerekçeli işlemler denetime daha açıktır. İkincisi, yürütmenin durdurulması talebidir; özellikle ikamet statüsü de tehlikeye girmişse bu talep dosyanın seyrini değiştirir.

Dava öncesinde üst makama başvuru yolu da bulunur. Bu başvuru, koşulları oluştuğunda dava açma süresini durdurabilir. Ancak yanlış zamanlanmış bir idari başvuru, dava süresini kazandırmak yerine harcayabilir; bu nedenle idari başvuru ile doğrudan dava arasındaki seçim, ret kararı elde tutulurken yapılmalıdır.

Dava kazanılırsa vatandaşlık doğrudan verilmiş olur mu? Hayır. İptal kararı, idari işlemi ortadan kaldırır ve idareyi dosyayı yeniden değerlendirmeye zorlar; vatandaşlığı doğrudan kazandırmaz. Bu ayrım, süreç beklentisinin doğru kurulması için önemlidir.

Dava dosyasının gücü, dilekçenin uzunluğundan değil delil yapısından gelir. İdari yargıda yazılı yargılama usulü esastır; dosyaya sunulmayan bir bilgi, duruşmada sözlü olarak açıklanamaz. Bu nedenle dava dilekçesi hazırlanırken idareye daha önce verilmiş bütün cevaplar, tamamlama yazılarına verilen yanıtlar ve başvuru ekindeki belgeler birlikte okunur. Başvuru aşamasında yazılmış tek bir cümle, dava aşamasında lehe veya aleyhe delil haline gelebilir.

İlk derece kararının ardından istinaf ve koşulları oluştuğunda temyiz yolu açıktır. Kanun yolu aşamasında yeni delil sunma imkanı sınırlıdır; bu da ilk derece dosyasının eksiksiz kurulmasını zorunlu kılar.

Dava süresince ikamet statüsünün korunması ayrı bir başlıktır. Vatandaşlık başvurusunun reddi, kişinin Türkiye’deki ikamet iznini kendiliğinden sona erdirmez; ancak izin süresi dava devam ederken dolarsa uzatma başvurusu ayrıca yapılmalıdır. Bu iki süreç birbirinden bağımsız işler ve birinde yapılan ihmal diğerini de etkiler.

Vatandaşlık kazanıldıktan sonra ortaya çıkan iptal ve kaybettirme süreçleri ayrı bir hukuki alandır. Yanlış beyan, sahte belge veya yatırımın elde tutma süresi içinde elden çıkarılması iddiaları bu kapsamda değerlendirilir. Göçmenlik ve sınır dışı kararlarıyla iç içe geçen dosyalarda göçmenlik, iltica ve mülteci hukuku tarafındaki usuller de devreye girer.


⚖️ Tahdit kodu veya önceki ret kararı bulunan dosyalar

Hakkında tahdit kodu bulunan veya daha önce başvurusu reddedilmiş kişilerin dosyalarında ilk iş yeni başvuru yapmak değil, kaydın kaynağını tespit etmektir. Kaynak bilinmeden yapılan ikinci başvuru, aynı gerekçeyle ve daha kısa sürede reddedilir.

Tahdit kodları, yabancılar hakkında farklı sebeplerle işlenen kayıtlardır. Bir kısmı vize ihlali veya ikamet izni ihlali gibi idari sebeplerden doğar; bir kısmı ise güvenlik veya kamu düzeni değerlendirmesine dayanır. İkisinin hukuki ağırlığı ve kaldırılma yolu aynı değildir.

Uygulamada izlenen sıra şudur:

  • Kayıt sorgusu: Kişi hakkında hangi kodun, hangi tarihte ve hangi birim tarafından işlendiğinin tespiti. Bu bilgi, vekil aracılığıyla ilgili idareden talep edilir.
  • Gerekçe incelemesi: Kodun dayandığı işlemin hukuka uygunluğunun değerlendirilmesi. İdari sebeplerden doğan kayıtlarda sebep ortadan kalkmışsa kaldırma talebi öne çıkar.
  • Kaldırma veya dava: İdareye kaldırma başvurusu yapılır; reddedilirse idare mahkemesinde iptal davası açılır.
  • Yeni başvuru: Kayıt kaldırıldıktan veya dava sonuçlandıktan sonra vatandaşlık başvurusu yenilenir.

Önceki ret kararı bulunan dosyalarda ise belirleyici olan, ret gerekçesinin şekli mi esasa ilişkin mi olduğudur. Şekli eksiklikten doğan retlerde eksiğin giderilmesiyle yeni başvuru yapılabilir. Esasa ilişkin retlerde ise, şart gerçekten sağlanmıyorsa yeni başvuru anlamsızdır; sağlanıyor ancak ispatlanamamışsa dosyanın delil yapısı baştan kurulur.

Reddedilen bir başvurudan sonra ne kadar beklemek gerekir? Kanunda genel bir bekleme süresi öngörülmemiştir; belirleyici olan sürenin geçmesi değil, ret sebebinin ortadan kalkmasıdır. Sebep değişmeden yapılan yeni başvuru, geçen süreden bağımsız olarak aynı sonucu verir.

Bu dosyalarda ikinci bir teknik nokta, önceki başvurunun kayıtta durmasıdır. İdare, yeni dosyayı incelerken önceki başvuruyu ve verilen beyanları da görür. Bu nedenle iki başvuru arasındaki beyan farklılıkları, tek başına bir inceleme sebebi haline gelebilir. İki dosyanın birbiriyle tutarlı olması, yeni dosyanın en önemli özelliğidir.

Sınır dışı kararı, giriş yasağı veya ikamet izni iptali ile iç içe geçen dosyalarda süreç, göç mevzuatının usulleriyle birlikte yürütülür. Bu alandaki ayrıntılar göçmenlik, iltica ve mülteci hukuku sayfasında ele alınmaktadır.


⚖️ Karardan sonra: elde tutma süresi boyunca uyum

Yatırım yoluyla kazanılan vatandaşlıkta yükümlülük, karar tarihinde bitmez; taşınmaz ve finansal araçlar için öngörülen üç yıllık elde tutma süresi boyunca devam eder. Bu süre içinde yapılan bir devir, statüyü tartışmaya açabilir.

Elde tutma süresi boyunca dikkat edilmesi gereken işlemler şunlardır:

  • Satış ve devir: Şerhli taşınmazın devri kural olarak mümkün değildir; şerh süresi dolmadan yapılacak işlemler tapu müdürlüğünce reddedilir.
  • İpotek tesisi: Taşınmaz üzerinde ipotek kurulması, yatırımın niteliğini etkileyebilecek bir işlemdir ve önceden değerlendirilmelidir.
  • Miras yoluyla intikal: Elde tutma süresi içinde gerçekleşen ölüm halinde taşınmazın mirasçılara geçişi ayrı bir hukuki değerlendirme gerektirir.
  • Finansal araçlarda erken çözüm: Mevduatın vadesinden önce çekilmesi, fon katılma paylarının satılması veya devlet borçlanma araçlarının elden çıkarılması aynı sonucu doğurur.
  • Şirket yapısındaki değişiklik: Sabit sermaye veya istihdam yolunda ortaklık yapısındaki veya çalışan sayısındaki değişiklikler bildirim gerektirebilir.

Bu kalemlerin ortak özelliği, hepsinin olağan ticari veya ailevi kararlar olmasıdır. Kimse taşınmazını statüsünü tehlikeye atmak için satmaz; piyasa koşulları değiştiği için satar. Sorun, kararın hukuki sonucunun karar anında görünmemesidir.

Elde tutma süresi dolduktan sonra bile dosyanın tamamen kapandığı söylenemez. Vatandaşlık kararının, başvuru aşamasındaki beyanların doğruluğuna dayandığı durumlarda, sonradan ortaya çıkan bir tutarsızlık kararın iptali sonucunu doğurabilir. Bu nedenle başvuru dosyasının bir kopyası, kararın üzerinden yıllar geçse de saklanmalıdır.

Uygulamada önerdiğimiz yöntem basittir: elde tutma süresi boyunca yılda bir kez dosya gözden geçirilir, tapu kaydı ve yatırım kayıtları kontrol edilir, planlanan işlemler önceden değerlendirilir. Bu gözden geçirme, sonradan açılacak bir davadan çok daha az zaman ve maliyet gerektirir.

Şirket üzerinden ilerleyen yapılarda uyum yükümlülüğü daha geniştir. Ortaklık kayıtları, faaliyet raporları ve istihdam bildirimlerinin tutarlılığı konusunda şirket uyum avukatı tarafındaki çerçeve birlikte değerlendirilir.


⚖️ Vatandaşlık avukatı ücreti nasıl belirlenir?

Vatandaşlık avukatı ücreti, Türkiye Barolar Birliği tarafından her yıl Resmi Gazete’de yayımlanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin altında olmamak kaydıyla avukat ile müvekkil arasında serbestçe kararlaştırılır. Tarifenin altında ücret belirlenmesi Avukatlık Kanunu uyarınca mümkün değildir.

Ücretin belirlenmesinde etkili olan kalemler şunlardır:

  • Dosyanın idari aşamada mı, yoksa dava aşamasında mı olduğu.
  • Başvurunun kaç kişiyi kapsadığı (eş ve reşit olmayan çocuklar dahil).
  • Yatırım yolunda taşınmaz hukuki incelemesinin kapsamı.
  • Daha önce verilmiş bir ret kararı veya tahdit kodu bulunup bulunmadığı.
  • Yurt dışından vekaletname ve apostil süreçlerinin yürütülüp yürütülmeyeceği.

Avukatlık ücreti, dosya masraflarından ayrıdır. Harçlar, değerli kağıt bedelleri, yeminli tercüme ve apostil giderleri, değerleme raporu ücreti ve dava aşamasındaki mahkeme harçları ayrı kalemlerdir ve tutarları resmi tarifelere bağlıdır. Tarifelerin güncel hali İstanbul Barosu tarafından yayımlanır.

Kapsamın sözleşmede nasıl yazıldığı, ücretin tutarından daha belirleyicidir. Uygulamada en sık yaşanan anlaşmazlık, idari aşama için yapılan sözleşmenin dava aşamasını kapsayıp kapsamadığı konusundadır. İkisinin ayrı ayrı yazılması, sonradan doğacak tartışmayı baştan kapatır (ve müvekkilin toplam maliyeti önceden görmesini sağlar).

Mesleki etik kuralları gereği bir avukat sonuç garantisi veremez. Vatandaşlık kararı idarenin takdir alanındadır; avukatın taahhüdü dosyanın hukuka uygun ve eksiksiz biçimde hazırlanması ve savunulmasıdır. Ücret karşılığında sonuç vaat eden teklifler, hem etik hem hukuki açıdan geçersizdir.


⚖️ Vatandaşlık avukatı nasıl seçilir: sekiz kontrol sorusu

Vatandaşlık avukatı seçilirken bakılması gereken ölçüt genel hukuk deneyimi değil, bu alandaki aktif dosya deneyimidir. Aşağıdaki sekiz soru, ilk görüşmede sorulduğunda ayrımı hızlıca ortaya çıkarır.

  • Dosyanın idari aşaması ile dava aşamasını aynı büro mu yürütecek?
  • Yatırım yolunda taşınmazın tapu ve takyidat incelemesi hizmete dahil mi?
  • Ret halinde iptal davası ayrı bir sözleşmeye mi bağlanıyor, kapsam baştan yazılıyor mu?
  • Vekaletname yurt dışından düzenlenecekse apostil ve tercüme süreci kim tarafından yönetiliyor?
  • Başvuru öncesinde yazılı bir uygunluk değerlendirmesi veriliyor mu?
  • Yatırımın elde tutma süresi boyunca yapılacak işlemler için takip öngörülüyor mu?
  • Müvekkil ile iletişim hangi dilde ve hangi sıklıkta yürütülecek?
  • Dosyada birden fazla hukuk alanı (gayrimenkul, şirketler, iş hukuku) kesişiyorsa bunlar aynı ekip içinde mi karşılanıyor?

Bu soruların hepsine tek kelimelik cevap veren bir muhatap, dosyanın kapsamını henüz okumamış demektir. Vatandaşlık dosyası, cevabı baştan bilinen bir işlem değildir; kapsamı görüşmede belirlenen bir çalışmadır.

Bu sorulardan üçü doğrudan zamanla ilgilidir. Dosyanın idari ve yargı aşamasının aynı ekipte olması, ret halinde geçen sürenin kısalmasını sağlar; kapsamın baştan yazılması, sorun çıktığında yeniden sözleşme görüşmesi yapılmasını önler; elde tutma süresi takibinin öngörülmesi ise karardan sonraki üç yılı güvenceye alır. Vatandaşlık dosyalarında maliyet çoğu zaman ücret kaleminde değil, kaybedilen zamanda birikir.

Bir başka pratik ölçüt, ilk görüşmede ne kadar soru sorulduğudur. Dosyayı henüz görmeden çözüm anlatan bir muhatap, büyük olasılıkla standart bir süreç anlatıyordur; oysa vatandaşlık dosyalarında standart süreç, dosyanın kendi geçmişi görülmeden kurulamaz.

Türkiye’de bir avukatın ruhsat durumu ve baro kaydı doğrulanabilir bir bilgidir. Büromuzun İngilizce kümesinde bu doğrulamanın nasıl yapıldığını anlatan ayrı bir sayfa bulunmaktadır: Türkiye’de bir avukat nasıl doğrulanır.


⚖️ Türkiye’ye gelmeden süreç yürütülebilir mi?

Vatandaşlık sürecinin büyük kısmı, usulüne uygun düzenlenmiş özel yetkili vekaletname ile Türkiye’ye gelmeden yürütülebilir. Yatırım yoluyla başvuruda gelinmesi gereken tek aşama, ana başvuru sahibi ve eşin biyometrik kayıt işlemidir.

Vekaletname süreci dört adımdan oluşur:

  • Vekaletname, başvurucunun bulunduğu ülkede noter önünde düzenlenir ve vatandaşlık başvurusu ile tapu işlemleri için özel yetki içerir.
  • Apostil Sözleşmesi’ne taraf ülkelerde belge apostil şerhi ile onaylanır.
  • Apostil dışı ülkelerde onay, Türk konsolosluğu üzerinden alınır.
  • Belge Türkiye’de yeminli tercüman tarafından çevrilir ve noter onayından geçirilir.

Vekaletname ile yürütülebilen işlemler arasında taşınmaz alım süreci ve tapu tescili, banka hesabı açılması, şirket kurulumu, ikamet izni başvurusu ve vatandaşlık başvurusunun teslimi bulunur. Dava aşamasında da müvekkilin duruşmaya katılması kural olarak gerekmez.

Vekaletnamedeki yetki kapsamı dar yazıldığında süreç ortasında yeniden vekaletname alınması gerekir ve bu, ülke dışındaki müvekkil için haftalarca gecikme anlamına gelir. Kapsamın baştan doğru belirlenmesi, uzaktan yürütülen dosyalarda en çok zaman kazandıran tek işlemdir.


⚖️ Başvuruda istenen belgeler ve geçerlilik süreleri

Vatandaşlık başvurusunda istenen belgelerin bir kısmı yurt dışından temin edilir ve bu belgeler için hem apostil şerhi hem yeminli tercüme ve noter onayı aranır. Belgelerin çoğu süreli olduğu için dosyanın en sık kırıldığı yer eksiklik değil, geçerlilik tarihidir.

Yol farkı gözetmeksizin hemen her dosyada istenen temel belgeler şunlardır:

  • Başvurucunun uyruğunda bulunduğu devlet makamlarından alınmış doğum belgesi veya nüfus kayıt örneği.
  • Geçerli pasaport veya pasaport yerine geçen belge.
  • Medeni hal belgesi; evli ise evlenme belgesi, boşanmış ise boşanma kararı, dul ise eşe ait ölüm belgesi.
  • Evli başvurucularda eş ve çocukların aile bağını gösteren nüfus kayıt örneği.
  • Türkiye’de geçerli ikamet izni belgesi.
  • Adli sicil kaydı; hem uyruğunda bulunduğu ülkeden hem Türkiye’den.
  • Kimlik bilgilerinde farklılık varsa bunu açıklayan belge.
  • Harç makbuzu ve biyometrik fotoğraf.

Yatırım yoluyla başvurularda bu listeye uygunluk belgesi, tapu senedi veya ilgili yatırım kaydı, döviz alım belgesi ve değerleme raporu eklenir. Evlilik yoluyla başvurularda ise aile birliğini destekleyen kayıtlar dosyanın esas gövdesini oluşturur.

Belgelerin süresi konusunda uygulamada iki ayrı saat işler. Birincisi, belgenin düzenlendiği ülkedeki geçerlilik süresidir. İkincisi, Türk makamlarının kabul ettiği tazelik ölçüsüdür; uygulamada yakın tarihli düzenlenmiş belgeler istenir ve yurt dışından temin süreci uzadığında ilk alınan belge dosya tamamlanmadan eskiyebilir. Bu nedenle belge toplama sırası, en uzun sürecek belgeden değil, en kısa geçerli belgeden geriye doğru kurulur.

Belgeler hangi sırayla toplanmalıdır? Önce süresi uzun ve temini zor olanlar, en son süresi kısa ve hızlı alınabilenler toplanır. Ters sırada ilerleyen dosyalarda adli sicil kaydı ve medeni hal belgesi, başvuru tesliminden önce yenilenmek zorunda kalır.

Tercüme tarafında ise iki teknik kural vardır. Tercümenin yeminli tercüman tarafından yapılması ve noter onayından geçmesi gerekir; ayrıca isim yazımının pasaporttaki latin harfli yazımla birebir aynı olması aranır. İsim yazımındaki tek harflik fark, kimlik eşleştirmesinde ayrı kişi sonucunu doğurabilir ve dosyayı incelemeden çıkarabilir.


⚖️ Başvuru süreci adım adım: hangi kurum hangi aşamada devrede

Vatandaşlık başvurusu tek bir kurumda başlayıp biten bir işlem değildir; dosya, aşamalara göre farklı kurumlar arasında hareket eder. Sürecin nerede beklediğini bilmek, gecikmenin kaynağını doğru yerde aramayı sağlar.

Genel işleyiş şu sırayla ilerler:

  • Hazırlık aşaması: Uygunluk incelemesi, yol seçimi, belge planlaması ve vekaletname düzenlenmesi. Bu aşama tamamen dosya sahibinin ve avukatının kontrolündedir; süresi de büyük ölçüde burada belirlenir.
  • Yatırım aşaması (yatırım yolunda): Bedelin transferi, döviz alım belgesi, tapu devri veya ilgili yatırım kaydı ve devir yasağı şerhi.
  • Uygunluk belgesi aşaması: Yatırımın mevzuata uygunluğunun yetkili kurum tarafından tespiti ve uygunluk belgesinin düzenlenmesi.
  • İkamet izni aşaması: Yatırım yoluyla başvuranlar için ilgili ikamet izninin alınması.
  • Vatandaşlık başvurusunun teslimi: Nüfus ve vatandaşlık birimine dosyanın sunulması, biyometrik kayıt işlemi.
  • İnceleme ve karar aşaması: Dosyanın incelenmesi, gerektiğinde bilgi ve belge tamamlama yazılarının gönderilmesi, kararın tesisi.
  • Tescil aşaması: Kararın nüfus kütüğüne tescili, kimlik kartı ve pasaport işlemleri.

Bu aşamaların hepsi aynı hızda ilerlemez. Hazırlık ve yatırım aşaması dosya sahibinin hızına, uygunluk ve inceleme aşaması ise kurumun iş yüküne bağlıdır. Uygulamada süreyi en çok uzatan tek etken, inceleme aşamasında gelen tamamlama yazılarıdır: her yazı, cevaplanana kadar dosyayı bekletir ve her cevap yeniden inceleme başlatır.

Bu nedenle iyi hazırlanmış bir dosyanın kazandığı süre, başvuru anında değil, başvurudan altı ay sonra görülür. Hazırlık aşamasında harcanan üç hafta, inceleme aşamasında üç ayı geri getirebilir.

Sürecin kurum bazında ayrıntılı takibi ve aşama yönetimi konusunda yatırım yoluyla vatandaşlık başvurularının yönetilmesi sayfası ek bilgi verir.


⚖️ Eş ve çocuklar başvuruya nasıl dahil edilir?

Yatırım yoluyla yapılan başvurularda ana başvurucunun eşi ve reşit olmayan çocukları aynı yatırım üzerinden başvuruya dahil edilebilir. Aile üyeleri için ayrı bir yatırım eşiği aranmaz; aranan şey aile bağının belgeyle ispatıdır.

Aile dosyalarında üç teknik nokta öne çıkar.

Aile bağının belgelenmesi. Evlenme belgesi ve çocukların doğum belgeleri, apostil ve tercüme zinciriyle sunulur. Farklı ülkelerde düzenlenmiş belgelerde isim yazımı ve tarih formatı arasındaki uyumsuzluk sık görülür ve düzeltilmesi kaynağındaki makama başvurmayı gerektirir.

Reşit olma sınırı. Çocuğun başvuruya dahil edilebilmesi yaşa bağlıdır ve bu sınır başvurunun yapıldığı tarihe göre değerlendirilir. Sınıra yaklaşan çocuklar bulunan dosyalarda başvuru takvimi, yatırım takviminden önce planlanır. Bu, aile dosyalarında en sık kaçırılan zaman penceresidir.

Biyometrik kayıt yükümlülüğü. Yatırım yoluyla başvuruda ana başvurucu ve eşin biyometrik kayıt için ilgili makama gelmesi gerekir. Seyahat planı bu tek zorunluluk etrafında kurulduğunda, sürecin geri kalanı vekaletname ile yürütülebilir.

Ortak velayet, boşanma sonrası çocuk üzerindeki hakların paylaşımı veya diğer ebeveynin muvafakati gereken durumlarda dosya, aile hukuku ile kesişir. Bu tür dosyalarda muvafakat belgesinin biçimi ve düzenlendiği ülke, sürecin en kritik teknik kalemi haline gelir.


⚖️ Çifte vatandaşlık, mavi kart ve vatandaşlıktan çıkma

Türk hukuku çok vatandaşlığa izin verir; Türk vatandaşlığını kazanan bir yabancıdan mevcut vatandaşlığından çıkması istenmez. Ancak başvurucunun kendi ülkesinin hukuku çok vatandaşlığı yasaklıyor olabilir ve bu, Türk makamlarının değil ilgili devletin sorunudur.

Bu ayrım pratikte önemlidir. Türkiye’de vatandaşlık kazanan bir kişi, kendi ülkesinin mevzuatı gereği o vatandaşlığı kaybedebilir. Karar öncesinde iki hukuk sisteminin birlikte değerlendirilmesi gerekir; özellikle miras, askerlik ve vergi mükellefiyeti sonuçları bakımından.

Türk vatandaşlığından çıkma ise ayrı bir usule tabidir ve izin gerektirir. Çıkma izni verilen kişiye önce izin belgesi, ardından başka bir devlet vatandaşlığını kazandığını belgelemesi üzerine çıkma belgesi düzenlenir. Yani çıkma, tek taraflı bir beyanla değil, vatansızlık doğurmayacak biçimde kurgulanmış iki aşamalı bir işlemle gerçekleşir.

Çıkma izniyle Türk vatandaşlığını kaybedenlere tanınan belge, uygulamada mavi kart olarak bilinir. Mavi kart sahibi kişiler, Türk vatandaşlarına tanınan hakların bir kısmından yararlanmaya devam eder; ancak bu haklar sınırlıdır ve seçme, seçilme ve kamu görevine girme gibi alanları kapsamaz.

Mavi kart sahibi yeniden Türk vatandaşlığı kazanabilir mi? Evet, kanunda öngörülen yeniden kazanma yolları saklıdır ve bu yollar ilk kazanmadan farklı şartlara tabidir. Yeniden kazanma dosyaları, ilk başvurulardan daha çok geçmiş kayıtların doğrulanmasına dayanır.

Vergi ve miras sonuçları, statü değişikliğinin en geç fark edilen tarafıdır. Türkiye’de taşınmazı veya şirket payı bulunan kişiler için miras hukuku tarafındaki uygulanacak hukuk sorusu, vatandaşlık kararıyla birlikte yeniden değerlendirilmelidir.


⚖️ Uygulamada en sık yapılan sekiz hata

Reddedilen dosyalarda tekrar eden hata kalıpları sınırlı sayıdadır. Aşağıdaki sekiz kalem, uygulamada en sık karşılaşılan ve çoğu önlenebilir olan hatalardır.

  • Tapu devrinin transfer belgelenmeden yapılması. Bedelin Türkiye’ye getirildiğini ve bozdurulduğunu gösteren belge, tapu işleminden önce düzenlenmelidir. Sıra bozulduğunda belge vardır ama tarihi işlemi desteklemez.
  • Devir yasağı şerhinin işlenmemesi. Şerhsiz tamamlanan devir, yatırımın uygunluğunu tartışmaya açar (ve bu, tapu işlemi tamamlandıktan sonra fark edilen en pahalı eksiktir).
  • Değerleme raporunun tarihinin işlemden kopuk olması. Rapor ile satış arasındaki zaman farkı büyüdüğünde, rapordaki değer işlemi desteklemez hale gelir.
  • Satıcının kimliğine bakılmaması. Taşınmazın kimden alındığı, işlemin uygunluğunu doğrudan etkileyebilir; devir zinciri incelenmeden yapılan alımlar sonradan sorun üretir.
  • İkamet izninin süresinde uzatılmaması. Birkaç günlük kesinti, ikamete dayalı başvurularda süre şartını sıfırlayabilir.
  • Adli sicil kaydının eksik sunulması. Yalnızca Türkiye’den alınan kayıt yeterli değildir; uyruğunda bulunulan ülkeden de alınması gerekir.
  • Beyan ile belge arasındaki tutarsızlık. Formda yazılan adres, meslek veya gelir bilgisinin ekteki belgeyle çelişmesi, yanlış beyan değerlendirmesine yol açabilir.
  • Ret kararının süresinde dava konusu edilmemesi. Altmış günlük süre içinde harekete geçilmeyen dosyalarda, gerekçe ne kadar zayıf olursa olsun dava yolu kapanır.

Bu sekiz kalemin altısı başvurudan önce, ikisi başvurudan sonra ortaya çıkar. Oran tesadüf değildir: vatandaşlık dosyalarında hataların büyük kısmı, henüz kimsenin dosyaya bakmadığı bir dönemde yapılır.


⚖️ Nasıl çalışıyoruz

Dosyayı üç aşamada yürütürüz: yazılı ön değerlendirme, işlem mimarisi ve takip. Her aşamanın çıktısı belgelidir; sözlü teyide dayanan hiçbir adım dosyaya girmez.

Yazılı ön değerlendirme. İlk görüşmenin ardından, başvurucunun hangi yollara uygun olduğu, her yolun süresi ve risk kalemleri yazılı olarak paylaşılır. Bu belge aynı zamanda hizmet kapsamının sınırını da çizer (kapsam dışı kalan işler baştan yazıldığında sonradan tartışma doğmaz); sonradan çıkacak işlerin ayrıca değerlendirileceği baştan bilinir.

İşlem mimarisi. Yatırım yolunda, hangi işlemin hangi tarihte ve hangi belgeyle yapılacağı bir sıra halinde planlanır. Taşınmaz seçilmişse tapu kaydı, takyidatlar ve devir zinciri işlemden önce incelenir. Bu inceleme, satın alma kararını değiştirebilecek tek aşamadır.

Takip. Başvuru teslim edildikten sonra dosya, kurum yazışmaları ve süreler bakımından izlenir. Tamamlama yazılarına verilen cevaplar, olası bir dava aşaması düşünülerek yazılır. Yatırımın elde tutma süresi boyunca yapılacak işlemler için ayrıca hatırlatma tutulur.

Müvekkil iletişimi Türkçe, İngilizce, Rusça ve Çince yürütülebilir. Yurt dışındaki müvekkiller için görüşmeler çevrimiçi yapılır ve belge akışı dijital olarak yönetilir; yalnızca asıl belge gerektiren adımlarda fiziki teslim aranır.

Büromuz İstanbul merkezlidir ve şube ağı iddiasında bulunmaz. Türkiye’nin diğer illerinde görülen dosyalarda süreç, yerinde yürütülmesi gereken işlemler bakımından ayrıca planlanır. İletişim ve randevu için iletişim sayfası kullanılabilir.


⚖️ Kimler için çalışıyoruz

Vatandaşlık dosyalarımız dört ana profilde toplanır ve her profilin risk haritası farklıdır.

Yatırımcı aileler. Taşınmaz veya finansal araç üzerinden ilerleyen, eş ve çocukların da başvuruya dahil olduğu dosyalar. Ana risk kalemi, işlem sırası ve elde tutma süresi boyunca yapılacak tasarruflardır.

Türkiye’de şirketi olan yabancı girişimciler. Sabit sermaye veya istihdam yolunu kullanan, vatandaşlık süreci şirket yapısıyla iç içe geçmiş dosyalar. Ana risk kalemi, şirket kayıtları ile başvuru beyanları arasındaki tutarlılıktır.

Türk vatandaşı ile evli yabancılar. Evlilik yoluyla ilerleyen dosyalar. Ana risk kalemi, aile birliğinin fiilen sürdüğünün belgeyle desteklenmesidir.

Uzun süredir Türkiye’de yaşayanlar. Genel yoldan, ikamet süresine dayanarak başvuran kişiler. Ana risk kalemi, ikamet geçmişindeki kesintiler ve izin türü değişiklikleridir.

Profil ayrımı yalnızca hukuki değil, iletişimsel bir ayrımdır da. Yatırımcı ailelerde karar genellikle birden fazla kişiye dağılır ve süreç bilgisinin hepsine aynı anda ulaşması gerekir. Uzun süredir Türkiye’de yaşayan başvurucularda ise dosya kişiseldir ve geçmiş kayıtların toplanması daha fazla zaman alır. Aynı bilgi, iki profile aynı biçimde aktarılmaz.

Bu dört profil dışında, daha önce reddedilmiş bir başvurusu bulunan veya hakkında tahdit kodu işlenmiş kişiler için dosyalar ayrı bir hazırlık gerektirir. Bu dosyalarda ilk iş, önceki ret gerekçesinin ve kodun kaynağının tespit edilmesidir; yeni başvuru bundan önce yapılmaz.

Yabancı yatırım ve vatandaşlık hukuku alanındaki genel hizmet çerçevemiz yabancı yatırım ve vatandaşlık hukuku sayfasında, yatırım danışmanlığı boyutu ise Türkiye’de yatırım avukatı sayfasında yer alır.


➡️ Vatandaşlık avukatı ve Türk vatandaşlığı süreci hakkında merak ettiğiniz sorular ve cevaplar burada
+

❓ Sıkça Sorulan Sorular

✅ Vatandaşlık başvurusunu avukat yapabilir mi?

Evet. Vatandaşlık başvurusu, vatandaşlık işlemleri için özel yetki içeren noter onaylı vekaletname ile avukat tarafından müvekkil adına yapılabilir ve takip edilebilir. Yurt dışında düzenlenen vekaletnamelerin apostil şerhi veya Türk konsolosluğu onayı ile Türkiye’de kullanılabilir hale getirilmesi gerekir.

✅ Vatandaşlık başvurusu reddedilirse dava açma süresi kaç gündür?

İdari yargıda genel dava açma süresi, ret kararının tebliğinden itibaren altmış gündür. Bu süre hak düşürücüdür ve kaçırıldığında dava hakkı sona erer. Koşulları oluştuğunda üst makama yapılan idari başvuru bu süreyi durdurabilir, ancak yanlış zamanlanmış bir idari başvuru süre kaybına yol açabilir.

✅ Vatandaşlık davaları hangi mahkemede görülür?

Vatandaşlık başvurusunun reddine ve vatandaşlıktan çıkarma işlemlerine karşı açılan iptal davaları idare mahkemelerinde görülür. Dava, kural olarak işlemi tesis eden idari merciin bulunduğu yerdeki idare mahkemesinde açılır; bu nedenle başvurunun yapıldığı il, olası davanın görüleceği yeri de belirler.

✅ Yatırım yoluyla Türk vatandaşlığı için asgari tutar nedir?

Taşınmaz yoluyla başvuruda asgari tutar 400.000 ABD doları, mevduat, devlet borçlanma aracı, yatırım fonu katılma payı ve sabit sermaye yollarında 500.000 ABD dolarıdır; istihdam yolunda ise en az 50 kişilik istihdam aranır. Taşınmaz ve finansal araçlarda üç yıllık elde tutma şartı bulunur ve bu şart tapuya veya ilgili kayda şerh edilir.

✅ Evlilik yoluyla Türk vatandaşlığı kaç yılda alınır?

Türk vatandaşı ile evli olan yabancı, evliliğin en az üç yıldır devam ediyor olması ve aile birliği içinde fiilen yaşanıyor olması koşuluyla başvurabilir. İdare bu başvurularda evliliğin biçimsel varlığını değil fiilen sürdüğünü inceler; ortak adres, sigorta ve seyahat kayıtları bu incelemede belirleyici olur.

✅ Vatandaşlık avukatı ücreti ne kadardır?

Vatandaşlık avukatı ücreti, Türkiye Barolar Birliği tarafından her yıl yayımlanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin altında olmamak üzere avukat ile müvekkil arasında serbestçe belirlenir. Ücreti etkileyen başlıca kalemler dosyanın idari mi dava aşamasında mı olduğu, başvurunun kaç kişiyi kapsadığı, taşınmaz incelemesinin kapsamı ve önceki bir ret kaydının bulunup bulunmadığıdır.

✅ Vatandaşlık başvurusu ne kadar sürede sonuçlanır?

Süre, seçilen yola ve dosyanın eksiksizliğine göre değişir; yatırım yolunda süreç genellikle diğer yollardan daha kısa işler. Kesin bir süre taahhüdü verilemez çünkü karar idarenin takdir alanındadır ve inceleme yoğunluğuna göre değişir. Süreyi en çok uzatan etken, başvuru sonrası gelen bilgi ve belge tamamlama yazılarıdır.

✅ Türk vatandaşlığı kazanıldıktan sonra iptal edilebilir mi?

Evet. Yanlış beyan veya gizleme yoluyla kazanıldığı sonradan tespit edilen vatandaşlık kararı iptal edilebilir. Ayrıca yatırım yoluyla kazanılan vatandaşlıkta, elde tutma süresi içinde yatırımın elden çıkarılması statüyü tartışmaya açar. Bu nedenle dosya, karar verildikten sonra da elde tutma süresi boyunca izlenmelidir.

✅ Türkiye’ye gelmeden vatandaşlık başvurusu yapılabilir mi?

Sürecin büyük kısmı özel yetkili vekaletname ile Türkiye’ye gelinmeden yürütülebilir. Taşınmaz alımı, tapu tescili, banka hesabı açılması, şirket kurulumu ve başvurunun teslimi vekil aracılığıyla yapılabilir. Yatırım yoluyla başvuruda ana başvuru sahibi ve eşin biyometrik kayıt için bir kez ilgili makama gelmesi gerekir.

✅ Vatandaşlık avukatı ile göçmenlik danışmanı arasındaki fark nedir?

Avukat, müvekkilini idare ve mahkeme önünde temsil edebilir ve ret kararına karşı iptal davası açabilir; danışman bu yetkiye sahip değildir. Fark, dosya sorunsuz ilerlerken görünmez, ilk olumsuz yazı geldiğinde ortaya çıkar. İdareye verilen cevap aslında bir hukuki savunmadır ve sonraki dava aşamasının zeminini kurar.


⚖️ İlgili Hukuki Kaynaklar

🔹 Vatandaşlık yolları

🔹 Yatırım ve gayrimenkul tarafı

🔹 Şirket, uyum ve göçmenlik


⚖️ Sonuç

Bu sayfada anlatılan çerçeve, Türkiye’de vatandaşlık başvurusu yapan herkes için aynı biçimde işlemez. Aynı mevzuat, aynı eşikler ve aynı süreler karşısında iki başvurucu tamamen farklı bir süreç yaşayabilir. Farkı yaratan şey mevzuatın kendisi değil, kişinin geçmiş kayıtlarının o mevzuatla nasıl kesiştiğidir: bir kişinin on yıllık ikamet geçmişi başvuruyu güçlendirirken, aynı uzunlukta ama kesintili bir geçmiş dosyanın en zayıf halkası olabilir.

Bu nedenle hazır yol haritaları, vatandaşlık dosyalarında sınırlı işe yarar. Kontrol listeleri neyin gerektiğini söyler; hangi sırayla ve hangi belgeyle yapılacağını söylemez. Uygulamada dosyaları ayıran şey de burasıdır.

Vatandaşlık dosyası, bir belge yığını değil bir zaman çizelgesidir. Dosyaya bakan memur, bugün atılan imzayı iki yıl sonraki bir bağlamda okur; o gün doğru görünen sıra, o gün için doğrudur ama sonrasında düzeltilemez.

Bu sayfanın başında, bir vatandaşlık avukatının iki takvimi birbirine hizaladığını söylemiştik: başvurucunun kendi hayat takvimi ile idarenin işlem takvimi. Aradaki mesafeyi kapatan şey hız değildir; sıradır. Yatırım yapılmadan önce sorulan bir soru, yatırım yapıldıktan sonra açılacak bir davadan daha ucuzdur ve çok daha etkilidir.

Türkiye’de vatandaşlık statüsü, kazanıldığı gün tamamlanan bir işlem değildir. Elde tutma süresi devam eder, kayıtlar durur, beyanlar geçerliliğini korur. Bu yüzden iyi kurulmuş bir dosya yalnızca onay almaz; onaydan sonra da açıklanabilir kalır.

Hukuki Danışmanlık Randevusu Alın

Yatırım yoluyla başvuru hazırlığındaysanız, Türk vatandaşı eşinizle başvuru yapacaksanız veya elinizde bir ret kararı varsa, İstanbul’daki vatandaşlık avukatlarımız dosyanızın hangi aşamada olduğunu ve hangi sürelerin işlediğini birlikte değerlendirir.

📞 +90 (533) 948 6065

💬 WhatsApp ile iletişime geçin

✉️ info@oznurpartners.com